<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyikadın.com &#187; Hamilelik Dönemi</title>
	<atom:link href="http://www.iyikadin.com/kategori/hamilelik-donemi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.iyikadin.com</link>
	<description>kadın, kadınlar, diyet, moda, güzellik, astroloji, makyaj, evlilik, cinsellik, kariyer, sağlıklı yaşam, kadın sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Feb 2012 01:35:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Bebeğiniz Doğal Bağışıklık Kazansın</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/bebeginiz-dogal-bagisiklik-kazansin.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/bebeginiz-dogal-bagisiklik-kazansin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 22:48:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklı sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Colorado ve Puerto Rico üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum hakkında.]]></category>
		<category><![CDATA[sezeryan]]></category>
		<category><![CDATA[sezeryan doğum]]></category>
		<category><![CDATA[sezeryan doğum hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[The Proceedings of the National Academy of Sciences dergisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8090</guid>
		<description><![CDATA[Normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin vücutları, sezaryenle doğanlara oranla daha güçlü bakteriyel korumaya sahip. Yeni bir araştırmaya göre, sezaryenle doğanlar, doğum kanalından geçerken bebeklerin aldığı yararlı bakterilerden mahrum kalıyorlar. Bu kişiler, annelerinden daha az &#8220;doğal bağışıklık&#8221; kazanmış oldukları için de astım gibi alerjik hastalıklara daha fazla yakalanıyorlar. Daha önce yapılan araştırmalarda da, sezaryenle doğanlarda gıda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/bebeginiz_dogal_bagisiklik_kazansin_1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-8091" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/bebeginiz_dogal_bagisiklik_kazansin_1-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Normal doğumla dünyaya gelen bebeklerin vücutları, sezaryenle doğanlara oranla daha güçlü bakteriyel korumaya sahip.<span id="more-8090"></span></p>
<p>Yeni bir araştırmaya göre, sezaryenle doğanlar, doğum kanalından geçerken bebeklerin aldığı yararlı bakterilerden mahrum kalıyorlar. Bu kişiler, annelerinden daha az &#8220;doğal bağışıklık&#8221; kazanmış oldukları için de astım gibi alerjik hastalıklara daha fazla yakalanıyorlar.</p>
<p>Daha önce yapılan araştırmalarda da, sezaryenle doğanlarda gıda alerjisi gelişme riskinin normal yollarla doğanlara oranla iki kat fazla olduğu belirlenmişti. <strong>Colorado ve Puerto Rico üniversiteleri </strong>tarafından yapılan son araştırmada, 21-33 yaş arası 9 kadınla 10 yeni doğmuş bebek üzerinde inceleme yapıldı.</p>
<p>Doğumdan sonraki 24 saat içinde bebeklerin boğazlarından ve bağırsaklarından örnekler alındı. Daha sonra, örneklerdeki mevcut bütün bakteriler analiz edildi. Böylece bebeklerin hayattaki ilk anlarında vücutlarında bulunan bakteri toplulukları tespit edildi.</p>
<p><strong>The Proceedings of the National Academy of Sciences </strong>dergisinde yayımlanan araştırma sonunda, normal yoldan doğanlarda annelerinin doğum kanalındakine benzer bakteri toplulukları bulunduğu, sezaryenle doğanlardaysa yaygın deri bakterileri bulunduğu belirlendi. Bilim adamları, vücuttaki farklı bakteri topluluklarının, insanları çeşitli hastalıklardan koruyabildiğini belirtiyorlar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/bebeginiz-dogal-bagisiklik-kazansin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Harika 7 Öneriyi Uygulayarak, Hamileyken De Güzel Ve Seksi Görünebilirsiniz</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/bu-harika-7-oneriyi-uygulayarak-hamileyken-de-guzel-ve-seksi-gorunebilirsiniz.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/bu-harika-7-oneriyi-uygulayarak-hamileyken-de-guzel-ve-seksi-gorunebilirsiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 21:17:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik ve güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte giyim]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken de seksi olabilirsiniz.]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken korkuları yenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7839</guid>
		<description><![CDATA[Hamile kaldınız, çok mutlusunuz. Ama alınan kilolar, vücudunuzdaki değişimler, değişen hormonlar, bambaşka bir giysi dolabı özgüveninizi etkileyebilir&#8230; Hemen kasedi geri sarın, burada yazanları okuyun ve hemen uygulamaya başlayın! Unutmayın, hamileyken de çok güzel ve seksi görünebilirsiniz. En temel kural: hisset! Bunu hemen her yazımızda belirtiyoruz. Çünkü seksi olmanın temelinde yatan en önemli şey seksi &#8216;hissetmek&#8217;! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/imagesCA06WQ28.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-7840" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/imagesCA06WQ28-219x300.jpg" alt="" width="219" height="300" /></a></p>
<p>Hamile kaldınız, çok mutlusunuz. Ama alınan kilolar, vücudunuzdaki değişimler, değişen hormonlar, bambaşka bir giysi dolabı özgüveninizi etkileyebilir&#8230;</p>
<p>Hemen kasedi geri sarın, burada yazanları okuyun ve hemen uygulamaya başlayın! Unutmayın, hamileyken de çok güzel ve seksi görünebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>En temel kural: hisset!</strong></span><br />
Bunu hemen her yazımızda belirtiyoruz. Çünkü seksi olmanın temelinde yatan en önemli şey seksi &#8216;hissetmek&#8217;! Kendinize güveniniz olmadığında, kendinizi güzel ve seksi hissetmediğinizde bu direk olarak görünüşünüze yansır. Dolayısıyla karşınızdaki de aynı sizin gibi düşünür; yani sizin seksi olmadığınızı. Ama siz dik durup, kendinizi ne kadar güzel hissettiğinizin farkında olursanız, karşınız da sizi bir o kadar çekici bulacaktır. Erkeklerin kendine güvenen kadınları her zaman çok seksi bulduğunu unutmayın!</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Kendinizi bırakmayın</strong></span><br />
&#8220;Zaten kilo aldım&#8221;, &#8220;Nasıl olsa hamileyim&#8221;, &#8220;Yapacak bir şey yok&#8221; düşüncelerinin arkasına sığınmayın! Hamilelik sizin için kendini salma bahanesi asla olmasın. Çünkü bu birçok hamilenin yaptığı bir hatadır. Şöyle düşünün; zaten yediğinize, içtiğinize çok dikkat ettiğiniz için sağlıklı görünmeye çok meyillisinizdir. Bir de üstüne formunuzu korumak için kendinize bakımlar yapın; yürüyün, yoga yapın, saçlarınıza bakım uygulayın, manikür ve pedikürünüzü düzenli olarak yaptırın, cildinize nemlendirici bakımlar uygulayın&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hormonların tadını çıkarın</strong></span><br />
Hamileliğin üçüncü ayından itibaren hormonların saçlarınıza parlaklık ve sağlık kazandırdığını biliyor muydunuz? Veya muhteşem çalışan kan dolaşımınızın cildinizin hücrelerini taptaze kıldığını? Veya yine hormonların tırnaklarınızın daha sağlıklı ve hızlı uzamasını sağladığını? İşte aslında sizi moralman olumsuz etkilediğini düşündüğünüz hormonlarınız, görünüşünüzde oldukça işe yarıyor! Dolayısıyla değişen hormonlarınız yüzünden kendinizi kötü hissettiğinizi veya ne kadar kilo aldığınızı düşünmek yerine, ne kadar sağlıklı olduğunuzu kendinize söyleyerek, hormonlarınızın tadını çıkarın.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Tabuları yıkın<span id="more-7839"></span></strong></span><br />
&#8220;Hamileyseniz seksi olmayacaksınız&#8221;, &#8220;Karnınız büyüdü diye vücudunuz dinçliğini kaybeder&#8221;, &#8220;Hormonlarınız yüzünden mutsuz ve depresif olacaksınız&#8221;&#8230; Hemen bu tabuları yıkın. Elbette çok kolay olmaz bu değişimlerle başa çıkmak, bu tabuları yıkmak. Ama siz yine de kendinize ayıracağınız vakitlerde bir spa merkezine gidip masaj yaptırarak veya ne kadar mutlu hissettiğinizi kendinize sık sık söyleyip hatırlatarak bu tabulardan arınmış bir hamilelik geçireceksiniz. Bu pozitifliğiniz de size ve dolayısıyla karşınızdaki herkese iç ve dış &#8216;güzellik&#8217; olarak yansıyacak.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Giyimde ince detaylar</strong></span><br />
Her tarafınızı örtecek, kendi bedeninizden 2-3 beden büyük bol elbiseler kendinizi pek de seksi hissetmenizi sağlamayacaktır. Tabi birbirinden güzel hamile kıyafetlerini göz ardı etmemek gerek; fakat bizim size tavsiyemiz, kesimlerde bolluğa gitmek yerine beğendiğiniz bölgelerinizi göstermeniz&#8230; Yani göğsünüz, sırtınız, kollarınız, beliniz; nerenizin en güzel olduğunu hissediyorsanız, o bölgenizde dekolteye ağırlık verin Ayrıca hamilelik süresince göğüslerin 1-2 beden büyümesiyle de dişiliğinizin tadını çıkarmanızı öneririz! Diğer bir önemli detay ise iç çamaşırları&#8230; Hamileler için tasarlanmış ten rengi kocaman külotlar yerine (Bridget Jones filmini hatırlayın), siyah dantelli iç çamaşırlarına devam edin! Büyümüş olan göğüslerinizi de seksi sutyenlerle destekleyin.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>İlişkinize özenden vazgeçmeyin</strong></span><br />
Eskiden mum ışığında yemekler yerdiniz, haftasonları kaçamak tatiller yapardınız ve şehvetli geceler mi geçirirdiniz? İlişkinizdeki bu heyecan ve özen neden şimdi de olmasın? Siz yine şık gece elbisenizi giyip ona mum ışığında bir akşam yemeği hazırlayabilir, yine keyifli ve dinlendirici kısa tatiller yapabilir veya yine birlikte unutulmaz bir banyo macerası yaşayabilirsiniz. Sadece bunları hala ve her zaman yapabileceğinize inanmanız yeterli&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Korkularınızı yenin</strong></span><br />
Kadınlar da erkekler de hamileyken seks yapmaya, bebeği inciteceği veya hamileliği olumsuz etkileyeceği gibi görüşler nedeniyle pek de sıcak bakmazlar. Seks hayatınızı korumak ve devam ettirmek istiyorsanız, öncelikle ikiniz de bu korkularınızdan arınmalısınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/bu-harika-7-oneriyi-uygulayarak-hamileyken-de-guzel-ve-seksi-gorunebilirsiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Öncesi Yapılması Gereken Kontroller</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/dogum-oncesi-yapilmasi-gereken-kontroller.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/dogum-oncesi-yapilmasi-gereken-kontroller.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 23:02:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[doğum öncesi yapılması gereken kontroller]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik öykünüz ve jinekolojik durumunuz]]></category>
		<category><![CDATA[Son regl tarihiniz]]></category>
		<category><![CDATA[Ultrasonografi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam tarzınız]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurtalıklarınızın durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7733</guid>
		<description><![CDATA[İlk Doğum Öncesi Kontrolünüzde Neler Olur? Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk yapacağınız iş, doğruca doktorun yo­lunu tutmak olmalı. Bu kişi, önceden gittiğiniz bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olabileceği gibi, hamileliğinizle beraber bulduğunuz bir uzman da ola­bilir. İlk kez gidilen bir doğum öncesi muayenede doktorunuz sizi tanımak, tıbbi geç­mişiniz ve hamilelik öykünüz hakkında bilgi sahibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/images26.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-7734" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/images26.jpg" alt="" width="233" height="266" /></a></p>
<p><strong>İlk Doğum Öncesi Kontrolünüzde Neler Olur?</strong><br />
Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra ilk yapacağınız iş, doğruca doktorun yo­lunu tutmak olmalı. Bu kişi, önceden gittiğiniz bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olabileceği gibi, hamileliğinizle beraber bulduğunuz bir uzman da ola­bilir. İlk kez gidilen bir doğum öncesi muayenede doktorunuz sizi tanımak, tıbbi geç­mişiniz ve hamilelik öykünüz hakkında bilgi sahibi olmak ister. Ayrıca geçir­mekte olduğunuz fiziksel değişikliklerin neler olduğunu, şikayet veya hastalık­larınızın olup olmadığını da sorar.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Yaşam tarzınız:</strong></span> Doktorunuz iş yaşamınızda aktif mi masa başı mı olduğunuzu öğrenmek amacıyla mesleğinizi sorabilir. Eğer günlerinizi sürekli ayakta dura­rak, geceleri çalışarak veya ağır nesneler kaldırarak geçiriyorsanız, doktorunuz sizden muhtemelen bunlardan vazgeçmenizi isteyecektir. Ayrıca alkol, sigara ve herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığınızı da öğrenmek ister.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Son regl tarihiniz: </strong></span>Tıp dilindeki karşılığıyla son menstruasyonunuzun, yani reg­linizin ilk gününün hamileliğinizin ilk günü olarak kabul edildiğini belirtmiştik anımsarsanız. Doktorunuz bu tarih üzerinden 40 haftalık bir takvim çıkararak tahmini doğurma gününüzü hesaplayacaktır. Eğer son regl tarihinizi hatırlamı­yorsanız, doktorunuz ultrasonografi aracılığıyla hamileliğinizin ne kadar ilerle­diğini kesinleştirmeye çalışacaktır.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Hamilelik öykünüz ve jinekolojik durumunuz: </strong></span>Eğer hamileliğinizle birlikte yeni bir doktora gitmeye başladıysanız, bu yeni kişi, sizin jinekolojik öykünüz hak­kında da bir dosya oluşturmak isteyecektir. Daha önce bir hamilelik, düşük, kürtaj veya ameliyat geçirip geçirmediğinizi ve herhangi bir jinekolojik sorunu­nuzun olup olmadığını merak edecektir. Geçmişiniz hakkında ayrıntılı bilgi edi­nen doktorunuz, böylelikle hamileliğinizi daha doğru takip edecektir. Örneğin geçmişte bir erken doğum yaptığınızı veya gebelik diyabeti geçirdiğinizi öğrenen doktorunuz, bu aşamadan sonra gereken tedbirlerin alınması için kolları sıvayacaktır.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Tıbbi aile öykünüz: </strong></span>Hem sizin ailenizin hem de baba adayının ailesinin tıbbi geç­mişleri büyük önem taşımaktadır. Örneğin ailenizde ikiz veya iri bebek doğum­ları olmuşsa, bunun bilinmesi önemlidir. Bu tip kalıtımsal yatkınlıkların kuşak­tan kuşağa geçiyor olması, bebeğinizin sağlığı açısından önemli rol oynar. Bu­nun yanı sıra, ailenizde ciddi sağlık sorunları veya kistik fibrozis gibi hastalıklar varsa, bunların bilinmesi, bebeğinizin kalıtsal olarak bu durumdan etkilenip et­kilenmediğini testlerle saptamak açısından önemlidir.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Fizik muayene: </strong></span>Bu ilk doğum öncesi kontrolünüzde, doktorunuz sizinle görüş­tükten sonra fizik muayeneye geçecektir. Rahminizi, rahim ağzınızı, yumurta­lıklarınızı inceleyecek, rahim ağzım daha detaylı değerlendirmek üzere Pap-smear testi için örnek alacaktır.<br />
Fizik muayenenin ardından hamileliğiniz ve yaşadığınız veya yaşayacağınız ola­sı sorunlar hakkında doktorunuz size ayrıntılı bilgi verecektir. Devam ettiğiniz tedaviler varsa ve düzenli ilaç kullanıyorsanız, bunların sakıncasının olup olma­dığını da doktorunuza sorabilirsiniz; zaten sormanız gerekir. Ayrıca doktoru­nuz, dikkat etmeniz gerekenler, sakınmanız veya yapmanız gerekenler hakkın­da size bir liste çıkaracaktır. Kilo, tansiyon gibi ölçümlerin yapılması da bu ilk kontrolden sonra başlayacaktır.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Ultrasonografi: </strong></span>Ses dalgalarını kullanarak görüntü elde edilmesi yoluyla, rahmi­nizin ve bebeğinizin durumunun incelenmesidir. Bu uygulama kesinlikle rad­yasyon içermez ve sizin ve bebeğiniz için çok güvenilir bir yöntemdir. İlk trimesterde, daha iyi bir görüntü elde edebilmek için ultrasonografi vajinal yolla da uygulanabilir. Karnın üzerinden yapılan muayenelerde henüz bebeğiniz çok küçük olduğundan net görüntü almamayabilir.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>İlk ultrasonografi muayenenizde şu değerlendirmeler yapılır:</strong></span><br />
Beklenen doğum tarihinin doğruluğu: Son adetinizin ilk günü ile karşılaştırıldığın­da, bebeğinizin büyüklüğünün ve gelişiminin normal olup olmadığı kontrol edi­lir.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Fetal canlılık:</strong></span> Hamileliğinizin ilk beş ya da altı haftasında, bebeğinizin kalp atış­ları dinlenir ve canlılığı teyit edilir. 6. haftadan önce bebeğinizin öncüsü olan embriyonun kendisinden çok gestasyonel keseyi, yani gebelik kesesini görmek mümkün olur. Gebelik kesesi rahmin dışında ise, yani dış gebelik geçiriyorsa­nız, bu muayenede anlaşılabilir.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Fetus sayısı: </strong></span>Yine ultrasonografi aracılığıyla kaç fetus taşıdığınız saptanacaktır. Birden fazla fetus olması durumunda, onları ayıran ince zarın görüntüsünün ve plasenta konumlarının kontrol edilmesi, aynı plasentada mı yoksa ayrı plasenta­larda mı bulunduklarını gösterecektir.</p>
<p><strong><span style="color: #800000">Fetusta anormallikler: </span></strong>Fetustaki bazı anormallikleri özellikle 11-14. gebelik haf­talarında yapılacak olan detaylı ultrasonografi taramasında görebilmek müm­kündür. Ense kalınlığı ölçümü ile bazı genetik ve kromozomal anormallikler tahmin edilmeye çalışılır. Kromozom anomalilerini taramak amacıyla ikili tara­ma testi istenir.</p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Yumurtalıklarınızın durumu:</strong></span> Ultrasonografi, yumurtalıklarınızda bir anormallik olup olmadığını, mesela bir kistin varlığını gösterecektir. Eğer kayda değer bir kist varsa, türüne, büyüklüğüne ve sizdeki bulgulara göre alınması gereken ted­birlere karar verilecektir.<span id="more-7733"></span></p>
<p><span style="color: #800000"><strong>Myomlarm varlığı: </strong></span>Myom denilen iyi huylu tümörler, rahmin aşırı ve düzensiz büyüyen kaslarından oluşur. Ultrasonografide myomun olup olmadığı kadar, varsa rahim içindeki yerleşimi ve gebelik açısından bir risk oluşturup oluştur­mayacağı değerlendirilir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/dogum-oncesi-yapilmasi-gereken-kontroller.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Diş Sağlığı</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/hamilelikte-dis-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/hamilelikte-dis-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Sep 2011 23:48:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[diş sorunları.]]></category>
		<category><![CDATA[gebelık döneminde diş sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yapılan yanlışlar]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik döneminde diş sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7311</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor. Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgileri Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu değerlendiriyor… Her Hamilelikte Bir Diş Kaybedilir: YANLIŞ Halk arasında ‘Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/hamilelikteazvedibakm.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-7312" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/hamilelikteazvedibakm-298x300.jpg" alt="" width="253" height="193" /></a></p>
<p>Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor. Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgileri Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu değerlendiriyor…</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Her Hamilelikte Bir Diş Kaybedilir: YANLIŞ </strong></span></p>
<p>Halk arasında ‘Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu sebepten ötürü anne adaylarının diş kaybına uğradığı’ şeklindeki düşünce bilimsel bir gerçeği yansıtmıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hamilelikte Dişlerde Kalsiyum Çözünmesi Olmaz: DOĞRU </strong></span></p>
<p>Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200 ilâ 1500 mg kalsiyum alması gerekiyor. Anne adayı eğer kalsiyum ihtiyacını gıdalardan karşılayamazsa, bebeğin gelişimi için gerekli olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır. Ancak anne adayı hamilelik döneminde iyi beslenir yeterli ağız-diş bakımı yaparsa bu dönem, normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşmaz.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hamileyken Dişler Daha Az Fırçalanmalı: YANLIŞ </strong></span></p>
<p>Gebelik hormonlarının etkisi ile diş etleri daha çabuk kanayan anne adayı, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Ancak anne adayları, hamilelik döneminde diş sağlığına daha fazla özen göstermelidir. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişler özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hamilelikten Önce Diş Çürüğü Tedavi Edilmeli: DOĞRU</strong></span></p>
<p>Dişlerde çürük varsa hamilelik öncesi tedavi edilmelidir. Hamilelikte çürük dişler erken doğuma, bebeğin düşük kilolu doğmasına yol açabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Kustuktan Hemen Sonra Diş Fırçalanmalı: YANLIŞ </strong></span></p>
<p>Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara sebep olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hamileyken Tatlı Gıdalar Yenirse Çocuk Kız, Ekşi Yenirse Erkek Olur: YANLIŞ </strong></span></p>
<p>Hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız-diş sağlığı için oldukça önemli. Ancak tüketilen gıdaların bebeğin cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur. Tersine, anne adayları özellikle yemek aralarında şekerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı. Kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hamileyken Diş Taşı Temizliği Yaptırılmaz: YANLIŞ<span id="more-7311"></span></strong></span></p>
<p>Anne adayları, hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermelidir. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Bu nedenle hamilelik döneminde üç-dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak, zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Hamilelikte Dental Tedaviden Kaçınmak Gerekir: DOĞRU</strong></span>Bebeğin organ gelişim evresi olan hamileliğin ilk 3 ayında, etkili dental tedaviden kaçınılması gerekiyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Acil Müdahale Gerektiren Durumlarda Bile Tedaviden Kaçınmalı: YANLIŞ </strong></span></p>
<p>Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekologun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Gebelikte Ağız Gargarası Yapılmaz: YANLI</strong>Ş </span></p>
<p>Hamilelik döneminde ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve diş eti hassasiyetini azaltır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/hamilelikte-dis-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Cinsel İsteksizliğin 10 Nedeni</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/hamilelite-cinsel-isteksizligin-10-nedeni.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/hamilelite-cinsel-isteksizligin-10-nedeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2011 23:23:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[İlişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel isteksizlik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Turgay Karakaya]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik döneminde cinsel isteksizlik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte seks]]></category>
		<category><![CDATA[Hamileleik]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte cinsel isteksizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7193</guid>
		<description><![CDATA[Cinsellik her ne kadar fiziksel bir eylem gibi dursa da aslında daha çok duygusallık ağır basıyor. Özellikle hamilelik gibi psikolojik sarsıntıların yoğun olarak yaşandığı bir dönemde, cinselliğin duygularla olan bağlantısını daha net görebiliyoruz. Peki, kadında bu dönemde cinsel isteksizliği tetikleyen nedenler neler? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Operatör Dr. Turgay Karakaya bu konudaki merakımızı giderecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/cinsel_sorunlar.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-7194" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/cinsel_sorunlar.jpg" alt="" width="230" height="230" /></a></p>
<p>Cinsellik her ne kadar fiziksel bir eylem gibi dursa da aslında daha çok duygusallık ağır basıyor. Özellikle hamilelik gibi psikolojik sarsıntıların yoğun olarak yaşandığı bir dönemde, cinselliğin duygularla olan bağlantısını daha net görebiliyoruz. Peki, kadında bu dönemde cinsel isteksizliği tetikleyen nedenler neler? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Operatör <strong>Dr. Turgay Karakaya </strong>bu konudaki merakımızı giderecek bilgiler sunuyor.</p>
<p>Kadınların hormon seviyeleri, hamilelik döneminde olağanüstü değişimler gösterir ve kadın kendisini tanıyamayacak hale gelebilir. Bu hormonal değişimlerin çoğunlukla cinsel isteği artırıcı etki yapması beklenir. Fakat bazen beklenenin aksine hamile kadında cinsel isteksizlik baş gösterir ve bunu eşine dile getirirken sıkıntı yaşayabilir. Peki, kadını olumsuz etkileyen nedenler nelerdir?</p>
<p>1. Hamilelik her kadın için kutsal olduğu gibi, bu dönemin kadın vücudunda yaptığı bazı istenmeyen ve güzelliği olumsuz etkileyen yönleri var. Kadın kendini gerçekte olduğundan daha az güzel hissedebilir. Yüz koyulaşmaları, ciltte lekelenmeler, karında çatlamalar, varis çıkmaları gibi kadınların güzelliklerini olumsuz olarak etkileyen birçok faktör ortaya çıkar.</p>
<p>2. Hamilelikte meme başları ve dış genital organlarda renk koyulaşmaları olur. Cinsel organların olduğundan daha farklı görünmesi, kadında eşinin bundan hoşlanmayacağı hissini uyandırabilir. Dolaylı yoldan da olsa bu durum cinsellikten kaçınmayı beraberinde getirir.<span id="more-7193"></span></p>
<p>3. Hamilelik hormonlarının depresif etkileri olabilir. Bu da cinsel istekte azalmalara yol açabilir.</p>
<p>4. Hamileliğin 4-5 ayında itibaren belirgin bir şekilde ortaya çıkan sulu ve şiddetli akıntılar çoğu kadın tarafından tiksindirici bulunur. Eşinin de aynı fikirde olacağı düşüncesi, kadını cinsellikten uzaklaştırır.</p>
<p>5. Bebek anne karnında büyüdükçe özellikle hareketler anne tarafından hissedilmeye başlandıktan sonra, sanki bebek o anda cinsel ilişkiyi görüyormuş ya da hissediyormuş gibi bir duygu oluşabilir.</p>
<p>6. Anne adayı ilişkinin erken doğum ya da düşüklere yol açabileceğini düşünerek bebeği cinsellikten etkilenmesin diye isteksiz davranabilir.</p>
<p>7. Hamilelik döneminde koku ve tat alma duyusu hassaslaşır ve özellikle bazı kokulara karşı tiksinti oluşabilir. Bu dönem bulantı hissinin yüksek olması, kadının cinsellikte de bulantı yaşamasına neden olabilir.</p>
<p>8. Kadın, orgazm esnasındaki kasılmaların gebeliğe zarar verebileceğini düşünebilir.</p>
<p>9. Hamileliğin kutsal bir dönem olduğu ve bu dönemde ilişkinin bu kutsallığı azaltabileceği düşüncesi cinsellikten uzaklaşma sebebi olabilir.</p>
<p>10. Dini duygularla ilişkinin bu dönemde günah olduğunu düşünebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/hamilelite-cinsel-isteksizligin-10-nedeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik Döneminde Anne Adayının Vücudundaki Değişiklikler</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/gebelik-doneminde-anne-adayinin-vucudundaki-degisiklikler.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/gebelik-doneminde-anne-adayinin-vucudundaki-degisiklikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Aug 2011 23:07:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik döneminde yaşanılan sıkıntılar.]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik döneminde vücuttaki değişiklikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7108</guid>
		<description><![CDATA[Memelerde Değişimler Hamileliğin ilk başlarında vücudunuzda meydana gelen en hızlı değişimlerden biri memelerinizde olur. Hamileliğin ilk dört haftası içinde bile hemen gözlemlenebilen bu değişimleri kolayca fark edebilirsiniz. Memeleriniz belirgin bir şe­kilde büyür ve sertleşir. Dolgunluk ve hassasiyet oldukça sık rastlanan durum­lardır. Hatta öyle ki, meme ebatlarının haftadan haftaya değişmesi nedeniyle yeni iç çamaşırları almak durumunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/gebelik-baslangici.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-7114" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/gebelik-baslangici-300x157.jpg" alt="" width="268" height="159" /></a></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Memelerde Değişimler</strong></span><br />
Hamileliğin ilk başlarında vücudunuzda meydana gelen en hızlı değişimlerden biri memelerinizde olur. Hamileliğin ilk dört haftası içinde bile hemen gözlemlenebilen bu değişimleri kolayca fark edebilirsiniz. Memeleriniz belirgin bir şe­kilde büyür ve sertleşir. Dolgunluk ve hassasiyet oldukça sık rastlanan durum­lardır. Hatta öyle ki, meme ebatlarının haftadan haftaya değişmesi nedeniyle yeni iç çamaşırları almak durumunda kalabilirsiniz. Ayrıca meme uçları ve onları çevreleyen areola dediğimiz kahverengi alanın rengi koyulaşmaya başlar. Memelerinizdeki değişikliklerin nedeni, vücudunuzun hamilelikte çok fazla östrojen ve progesteron salgılıyor olmasıdır. Bu hormonlar, memelerinizin içinde­ki salgı bezlerinin büyümesine ve dallanıp budaklanmasına neden olur. Bu saye­de memeleriniz, bebeğiniz doğduktan sonra onu emzirmeniz için gerekli olan sütü üretmeye ve emzirme sürecine hazırlanır. Ayrıca, memelerinize gelen kan miktarında da gözle görünür bir artış olur. Memelerinize baktığınız zaman irileşen ve belirginleşen damarları kolaylıkla fark edebilirsiniz. Gördüğünüz gibi, ba­kımınıza muhtaç bir bebeğe hazırlanmanızın ilk aşamalarını şimdiden yaşama­ya başladınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Mide Bulantıları</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><br />
Mide bulantıları, hamilelikte genellikle birçok kadının şikayetçi olduğu bir du­rumdur. Bulantı ve kusmalar 5-6. haftalarda ortaya çıkar ve çoğunlukla 11-12. haftaların sonlarında etkisini yitirmeye başlar. İki ve daha fazla sayıda bebek bekleyen kadınlarda bulantı süresi uzun olabilir. Bunun nedeni plasentanın da­ha fazla Beta hCG hormonu üretiyor olmasıdır.</p>
<p>Bulantı hissi sabah saatlerinde belirgindir, ama gün içinde de sizi zaman zaman yoklayacaktır. Sabahları yataktan kalkar kalkmaz yanınızda bulundurduğunuz tuzlu bir kraker, bulantınızı bastırmak için işe yarayabilir. Bu tür “bastına” gı­daları gün boyunca da yanınızda bulundurmanızda fayda var. Gün içinde sık sık ve azar azar beslenin. Ağır yağ, parfüm veya sprey kokularının midenizi normal­den daha çabuk kaldırabileceğini unutmayın.</p>
<p>Bulantı şikayetiniz nedeniyle iştahınız kapanırsa ve 1-2 kilodan fazlasını kaybet­meye başlarsanız bu durumu doktorunuzla konuşarak önlem almasını sağlaya­bilirsiniz. Nadiren hiperemezis gravidarum denilen, ciddi bulantı ve kusmalarla seyreden bir durum görülür. Bu tablo kişide ağır sıvı ve kilo kayıplarına kadar gidebilir. Böyle bir durumda hekiminiz mutlaka devreye girmek isteyecek ve ge­rekirse damardan beslenmenizi sağlayacaktır. Bu arada, eğer midenizde hiçbir bulantı olmuyorsa, hamileliğinizin normalliğin-den hiç kuşkulanmayın. Tersine hamileliğin keyfini çıkarmaya bakın!</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Vajinal Akıntı</strong></span></p>
<p>Hamilelik süresince östrojen hormonunun normalden çok salgılanması nede­niyle alıştığınızdan fazla miktarda vajinal akıntılarınız olabilir. Bu da son derece normal bir durumdur. Kokusuz ve açık renk olan bu akıntıların hiçbir zararı yoktur ve hamilelik süresince devam edebilir. Yine de niteliği farklı ya da koku­su ağır bir akıntı yaşarsanız, doktorunuza danışmaksınız</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Yorgunluk Hissi</strong></span></p>
<p><span id="more-7108"></span><strong></strong><br />
Hamileliğinizin ilk trimesterinde karşılaşacağınız bir başka durum da, aşırı yor­gunluk halidir. Kendinizi sık sık şekerleme yaparken yakalayabilirsiniz. Bu du­rum da çok olağandır. Bunun nedeni, vücudunuzun yaşadığı fiziksel değişiklik­lere ek olarak hormonlarda meydana gelen belirgin artıştır. 12-14. haftalar arasında yorgunluk iyice belirgin hale gelebilir ve göz kapakları­nızı birer mandalla açık tutma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Bol bol dinlenerek so­runun üstesinden gelebilirsiniz. Özellikle akşamları erken saatlerde uykunuzun gelmesi, dolayısıyla uzun saatler boyunca uyumanız bedeninizin ihtiyaç duydu­ğu bir şeydir. Kişiden kişiye değişiklik gösteren bu durum, çoğunlukla ikinci üç ayda gerileyecektir. Bu haftalardan sonra enerjiniz yerine geri gelecek ve göreçeksiniz, hamileliğinizin son haftalarına kadar kendinizi oldukça enerjik hisse­deceksiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Baş Ağrıları</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><br />
Birçok kadın gebeliğinde daha önce olmayan bir baş ağrısından yakınır. Açlık, yorgunluk, gerilim, depresyon ya da kan başmandaki değişiklikler buna ne­den olmuş olabilir. Aç kalmamak ve bol bol dinlenmek baş ağrılarını azaltma­da etkili olabilir. Ancak bu taktikler işe yaramıyorsa ve üstelik ağrılarda sıklaş­ma, görmede bulanıklık gibi bulgular da varsa doktorunuza hemen bildirmeli­siniz.<br />
Buna karşın gebeliğinden önce migreni olan kadınların bir bölümü şanslıdır ve ağrı sıklığında bir gerileme fark edecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Şişkinlik</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><br />
Bebeğiniz hamileliğinizin henüz başında karnınızın dışından belli olacak kadar büyümemiştir. Ancak göbeğiniz yavaş yavaş belirginleşmeye ve kemerler belini­zi rahatsız etmeye başlar. Kiminde hamile kalır kalmaz başlayan bu durum ga­yet normaldir ve nedeni de gebelik nedeniyle yoğun salman progesteron hormo­nudur. Ayrıca bağırsaklarınız daha yavaş çalışmaya başlayabilir ve kabız olabi­lirsiniz. Östrojen hormonu ise rahminizin genişlemesine ve karnınızın daha şiş­kin görünmesine neden olabilir. Yapabileceğiniz en önemli şey dar kotlarınızı dolaba kaldırıp rahat giysileri tercih etmektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Sık Tuvalete Çıkmak</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><br />
Hamileliğinizin ilk günlerinden itibaren tüm zamanınızı tuvalette geçirdiğiniz duygusuna kapılabilirsiniz. Hamilelik süresince çeşitli nedenlerden dolayı idra­rınızın daha sık gelmesi son derece olağandır. İlk başlarda rahminiz, pelvisin, yani kalça kemiklerinin içindedir. Ancak ilk trimesterin sonlarına doğru (yakla­şık 12. haftanın sonu) rahminiz, karın boşluğunuza ulaşacak kadar genişler. Ge­nişleyen rahim, mesanenize baskı yapmaya başlar. Böylece siz de sanki tuvaleti­niz gelmiş gibi hissedersiniz. Ayrıca kan sayımınız arttığından, böbreklerinizin ürettiği idrar miktarında da artış olur. Eğer hamilelikte görülen olağan idrar sıklığından daha sık tuvalete çıkıyorsanız, idrar yaparken yanma ve ağrı varsa, idrarda kan görüyorsanız hemen doktorunuzla görüşmenizi öneririz. Hamileyken, idrar yollan enfeksiyonunun gelişme ihtimali her zamankinden daha yüksektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Kabızlık</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><br />
Hamile kadınların yaklaşık yarısı bu süreçte kabızlıktan yakınır. Hamilelikte kan dolaşımınızda artan progesteren hormonu, sindirim sisteminizin fonksi­yonlarını yavaşlatır. Ayrıca bu dönemde kullanmanız önerilen demir hapları du­rumu daha da kötüleştirir, dışkınızın koyulaşmasına ve kabızlığa neden olabilir. Bu sorunla başa çıkmak için işte size birkaç basit ama etkili öneri:<br />
• Lifli, yiyecekler tüketin<br />
• Bol bol su için<br />
• Yapabildiğiniz kadar çok sıklıkta egzersiz yapın<br />
• Doktorunuza danışarak dışkılamayı kolaylaştıran ilaçlar deneyin</p>
<p>Gebelikte kabızlığın müzmin hale gelmesi engellenmelidir. Gebeliğin ilerleyen haftalarında bebeğin de büyümesi ile birlikte kabızlık daha da belirgin hale ge­lebilir ve kişide basura, yani hemoroide yol açabilir. Dışkılama esnasında kan gelmesi ile de kendini gösterebilen hemoroid durumu, kabızlıkla etkin bir şekil­de mücadele edilirse, büyük oranda önlenebilir. Gebelikten önce de hemoroid sorununuz varsa, bunu hekiminizle ilk görüşmenizde belirtmenizde fayda var.</p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong>Kramplar</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000"><strong></strong></span><br />
İlk trimesterde, sanki regl sancısı gibi karın bölgesinde belli belirsiz kramplar yaşayabilirsiniz. Bu çok sık görülen bir belirtidir ve endişelenmenizi gerektiren bir durum değildir. Bunun nedeni olarak rahmin sürekli büyüyor ve genişliyor olması gösterilir.<br />
Eğer sancılarla beraber vajinal kanama da varsa, mutlaka doktorunuzla iletişime geçin. Kanama olmadan sadece kramplar giriyorsa çoğu zaman endişelenmenizi gerektirecek bir durum yoktur. Ne var ki, kanamayla beraber kramp geçiren ka­dınlarda bazen bu durum bir düşüğün habercisi olabiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/gebelik-doneminde-anne-adayinin-vucudundaki-degisiklikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suda Doğum</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/suda-dogum.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/suda-dogum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 16:35:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Suda doğum]]></category>
		<category><![CDATA[suda doğum nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[suda doğum yapmak sağlıklımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[suda doğum yapmak.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7021</guid>
		<description><![CDATA[Suda Doğum Hidroterapi yani su ile tedavi uzun yıllardır kas gevşetici ve rahatlatıcı etkileri nedeni ile kullanılagelen bir alternatif tedavi yaklaşımıdır. Bu etkinin normal doğumlarda da kullanılabileceği fikri de oldukça eskilere dayanır. Dokümente edilen ilk su altı doğumu 1803 yılında Fransa&#8217;da yaşanmıştır. Ancak bu planlı bir doğum değidir. Uzun süre doğum eyleminde kalan ve biraz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/roflbot-yj3H.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-7022" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/roflbot-yj3H.jpg" alt="" width="240" height="158" /></a></p>
<p><span style="text-decoration: underline"><strong>Suda Doğum</strong></span></p>
<p>Hidroterapi yani su ile tedavi uzun yıllardır kas gevşetici ve rahatlatıcı etkileri nedeni ile kullanılagelen bir alternatif tedavi yaklaşımıdır. Bu etkinin normal doğumlarda da kullanılabileceği fikri de oldukça eskilere dayanır. Dokümente edilen ilk su altı doğumu 1803 yılında Fransa&#8217;da yaşanmıştır. Ancak bu planlı bir doğum değidir. Uzun süre doğum eyleminde kalan ve biraz rahatlamak için sıcak su dolu bir küvete giren bir kadının doğumu bu esnada gerçekleşmiş ve bu tesadüf sonucu suda doğum yapan ilk kadın olarak tarihe geçmiştir.</p>
<p>1960&#8242;lı yıllara kadar suda doğum ile ilgili herhangi bir gelişme yaşanmazken bu tarihlerde ilk kez eski Sovyetler Birliği&#8217;nde Igor Charkovshy bu konuda denemelere başlamıştır. Onu 1978-1985 yılları arasında Fransa&#8217;da yaşayan Dr. Michel Odent izlemiş ve su altında pekçok doğumun gerçekleşmesinde yardımcı olmuştur.</p>
<p>Suda doğum uygulamaları daha sonraları bir ara güncellik kazansa da belirli bölgeler dışında hiçbir zaman popülarite kazanamamıştır. Günümüzde eski Sovyet Cumhuriyetleri, İngiltere ve Fransa&#8217;nın bir kısmı ile Amerika Birleşik Devletlerinde sınırlı sayıda klinikte uygulanmaktadır.</p>
<p>Suda doğum yaptıran ve bu uygulamayı savunan kişiler ılık suyun sakinleştirici ve ağrı giderici etkileri olduğunu ve bu etkinin kadının kendisini rahat hissetmesine ve doğumun daha kolay geçmesine yardımcı olduğunu ileri sürmektedirler. Bu görüşler dışında suda doğumun su dışında doğuma üstün olduğunu gösteren hiçbir bilimsel veri yoktur. <span id="more-7021"></span></p>
<p>Konuyla ilgili yapılan ve normal doğum ile suda doğumu karşılaştıran sistemik bir araştırmada yarar ya da istenmeyen etki açısından her iki doğum şeklinin birbirine karşı avantaj ya da dezavantajının olmadığı gösterilmiştir. 1994-1996 yılları arasında İngiltere&#8217;de gerçekleşen doğumların sadece %0.6&#8242;sı suda olmuş ve bu doğumların da %9&#8242;u evde gerçekleşmiştir. Bu doğumlarda bebek ölüm oranı binde 1.2&#8242;dir ve normal suda olmayan doğumdan çok farklı değildir.</p>
<p>Suda doğum tüm dünyada yaygınlık kazanmadığından konu ile ilgili bilimsel araştrıma ve makaleler de son derece sınırlı sayıdadır ve bunların büyük bir kısmı ebelik ile ilgili dergilerde yer almaktadır. Suda doğum klinikleri de genelde ebelerin görev yaptığı merkezler şeklindedir. Karşılaştırmalı inceleme yapılan araştırma sayısı ise yine çok kısıtlıdır ve eldeki veriler fikir birliğine varmak için yeterli değilidir. Konuyla ilgili çelişkili bilgiler mevcuttur.<!--more--> </p>
<p>Bazı çalışmalarda suda doğum sırasında annede daha fazla sayıda ve daha ciddi doğum kanalı yırtıkları ortaya çıktığı ileri sürülürken bunun tam tersini bildiren çalışmalarda vardır. Benzer şekilde suda doğum ile normal doğum karşılaştırıldığında doğum eyleminin süresi, ağrıkesici gereksinimi gibi parametreler açısından da birbiri ile çelişen bilgiler yapılan az sayıdaki araştırmalardan elde edilmiştir.</p>
<p>Suda doğumu savunanların hipotezi ılık suyun kasları gevşeteceği ve zihinsel rahatlık sağlayacağı ve bu sayede plasentaya giden kan akımının artarak daha az ağrılı ve daha kısa bir doğum süreci yaşanacağıdır. Ancak burada suyun sıcaklığı önem kazanmaktadır.Su için ideal sıcaklık 37 derecedir. Suyun daha sıcak olması durumunda anne adayının kan dolaşımında değişim olabilir ve ani tansiyon düşüklüğü ile plasentaya giden kan akımlarında azalmalar yaşanabilir bu da hem anne adayını hem de bebeği gereksiz risk altına sokabilir. Ayrıca suda uzun süre kalınması durumunda anne adayında terlemeye bağlı sıvı kaybı görülebilir. Öte yandan doğum eylemi sırasında anne adayı su içindeyken bebeği kardiyotokograf ile monitörize etmek oldukça güçtür. Bunun için özel monitör cihazları gereklidir. Doğum eylemi monitörüze edilmediğinde bebeğin kalp seslerinde yaşanabilecek düşmeler fark edilemeyeceğinden oksijensiz kalması riski söz konusu olabilir.</p>
<p>Suda doğumla ilgili bir başka risk de enfeksiyon olasılığındaki artıştır. Doğum eylemi sırasında suya karışan kan ve dışkı hem anne hem de bebek için risk yaratır. Her ne kadar sudaki anneye ait dışkı su dışına alınsa da su hiçbir zaman temiz olmamaktadır.</p>
<p>Suda doğum sırasında karşılaşılan ve önceden kestirilemeyen bir başka risk de kordon kopmasıdır. Özellikle bebeğin göbek kordonunun kısa olması durumunda aniden su yüzüne çıkan bebeğin kordonu kopabilir ve bebek kan kaybedebilir. Yapılan bir çalışmada suda doğum sonrası bebeklerin %14&#8242;ünün kordon kopması nedeni ile yoğun bakıma alındığı ve hatta bir bebeğe kan verilmesi gerektiği saptanmıştır.</p>
<p>Doğumun yapılacağı havuzun fazla derin tutulmaması ya da bebeğin tamamen doğana kadar yukarı çekilmemesi bu riski azaltabilir.</p>
<p>Solunum açısından bakıldığında ise suda doğum bebeğin boğulma ya da su yutma riskini arttırmamaktadır.</p>
<p>Görüldüğü üzere suda doğum normal doğuma herhangi bir üstülük sağlamamaktadır. Kaldı ki evrim süreci içerisinde suda yaşayan pekçok canlı üremek için karaya gelmeyi tercih etmekte, karada yaşayan hiçbir canlı ise bu amaçla suya gitmemektedir.</p>
<p>Ülkemizde suda doğum ile ilgili tecribesi olan hekim sayısı neredeyse hiç yoktur. Dünyada yaygın uygulama alanı bulamamış bu yöntemin ülkemiz de de popülerlik kazanmasını uzak bir olasılık olarak görmekteyim. Ayrıca sağlık mevzuatında konu ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmaması nedeni ile görülebilecek olumsuzluklar karşısında yasal prosedürün de bilinmemesi nedeni ile pekçok jinekolog bu doğum şeklini uygulamaya yanaşmayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/suda-dogum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik Döneminde Depresyon</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/hamilelik-doneminde-depresyon.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/hamilelik-doneminde-depresyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Jul 2011 15:22:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte depresoyon]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte depresyon nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik döneminde depresyon tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte depresoyn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=7018</guid>
		<description><![CDATA[KADIN OLMAK VE DEPRESYON Depresyon tüm toplumlarda kadınlarda daha sık görülmektedir. Kadının; biyolojik yapısı, ruhsal özelliği, kişilik yapısı, sorunlarla başa çıkma yolu, toplumsal ve kültürel yolu ile cinsel kimlik rolü kadını depresyona daha yakın kılmaktadır. Şikayeti olan kadınlar, sorunlarına çözüm bulmak için uzman birine başvurma eğilimi içindedirler. Erkekler ise, yardım konusunda daha isteksiz olurlar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/roflbot-4v1U.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-7019" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/roflbot-4v1U-300x222.jpg" alt="" width="241" height="145" /></a></p>
<p><strong>KADIN OLMAK VE DEPRESYON</strong></p>
<p>Depresyon tüm toplumlarda kadınlarda daha sık görülmektedir. Kadının; biyolojik yapısı, ruhsal özelliği, kişilik yapısı, sorunlarla başa çıkma yolu, toplumsal ve kültürel yolu ile cinsel kimlik rolü kadını depresyona daha yakın kılmaktadır.</p>
<p>Şikayeti olan kadınlar, sorunlarına çözüm bulmak için uzman birine başvurma eğilimi içindedirler. Erkekler ise, yardım konusunda daha isteksiz olurlar ve genellikle alkole başvurarak sorunu çözme eğilimi yüksektir.</p>
<p>Yapılan çalışmalar, kadında ebeveynlikle ilgili olayların ve ilişki sorunlarının ruhsal durum üzerindeki etkisinin, erkeklerden daha yüksek olarak göstermiştir.</p>
<p><strong>HAMİLELİK VE DEPRESYON</strong></p>
<p>Ebeveynliğin başlangıç dönemi olan hamilelik ve sonrasında ki annelik sorumluluğu oldukça uzun bir dönemdir. Hamilelik döneminde genel inanç, bu dönemin duygusal açıdan son derece rahat bir dönem olduğudur. Fakat yaşanan hormonal değişiklikler, sorumlulukların artması, bedensel değişimler bazı gebe kadınları olumsuz etkilemekte ve depresyona zemin hazırlamaktadır.</p>
<p>Depresyonun, genel olarak 25-44 yaş arasında artış oranı yüksektir. Daha önce depresyon geçiren kadınların, hamilelik dönemi yaşarken tekrar depresyona girme oranı yüksektir.</p>
<p>Gebelikte, zaman zaman gebeliğin belirtileri ile depresyon belirtisi birbirine karışabilir. Gebelikte; uyku değişikliği, iştah değişikliği, kilo kaybı, yorgunluk, duygusallık gibi değişimlere sık rastlanır. Depresyonda da buna benzer belirtiler vardır. Bu sebeple, hamilelik döneminde depresyon tanısı koymak oldukça zordur. Genel olarak hamilelikte depresyon kadının gebelik haberini aldıktan sonraki 3 ay içinde çok daha sıklıkla görülür.Bu sebeple, ilgili kişinin çevresi tarafından bu dönemde iyi gözlemlenmesi gerekir.</p>
<p>Bu durumun depresyon olarak algılanabilmesi için bu kişilerde duygudurum değişimlerine bakılır. Kadın, 15 gün ve üstü zamanda büyük bir karamsarlık içinde olur, isteksizdir, hayattan zevk almaz, suçluluk ve yetersizlik duygusu yaşar ve şiddetli sıkıntı hali içindedir. Kadında özellikle, taşıdığı bebekle ilgili kaygılar oluşur. <span id="more-7018"></span></p>
<p>Bunun yanısıra hamile kadınların, % 64’ünün vücudunun farklı bölgelerinde, nedeni belirsiz homatik ağrılar görülür. Baş ağrısı, mide ağrısı ve karın ağrısı gibi ki bunlar gebelik depresyonu içinde sıkça görülür.</p>
<p>Gebelik döneminde, kadınların %40’ından fazlasında ölüm yani kendine zarar verme düşüncesi belirebiliyor. Bu kişiler, intihara eğilimlidir.</p>
<p>Bunun yanısıra; bebeği kaybetme düşüncesi, bebeğin sağlığı ile ilgili kaygılar, daha önce mevcut düşüklerin tekrarlanması düşüncesi, ani ilişki problemleri, çiftin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum, iş kaybı gibi endişeler depresyon döneminde kadını oldukça zorlar.</p>
<p>Hamilelik döneminde, alkol ve sigara kullanımı, kadının depresyona girme ihtimalini artırır.</p>
<p>Genel olarak bakıldığında; hamilelik depresyonuna, hamilelik sonrası depresyondan daha az rastlanır.</p>
<p>Hamilelik dönemindeki depresyon tedavisi, uzman bir psikiyatrist desteği ile kolaylıkla yapılmakta ve kadının sağlıklı bir gebelik ve annelik dönemi geçirmesi sağlanabilmektedir. Bu konuda, uzman psikiyatrisin yapacağı tespitle, hem ilaç hem de terapi ile tedavi yönetilebilir. Hamilelik döneminde kullanılan olan ilaçlar, gebe kadını zaman zaman endişelendirmektedir. Ancak bugün bu dönemde kullandığımız özel ilaçlar bulunmaktadır. Bunlar, hamilelik döneminde anne ve bebeğe tehlike yaratmaz ve gebe kadının ruhsal dünyasında ona rahatlık sağlayarak mutlu bir hamilelik dönemi geçirmesini sağlar.</p>
<p>Hamilelikte, depresyonun tedavisi yapılmaz ise gebenin yaşadığı sıkıntılar ile bebeğini kaybetme ihtimali artar. Bunun yanısıra kadının yaşadığı duygudurum değişimleri ile hem kendi iç dünyasında hem de aile yaşamında ciddi sıkıntılar oluşabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/hamilelik-doneminde-depresyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Cinsel Yaşam.</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/gebelikte-cinsel-yasam.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/gebelikte-cinsel-yasam.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Jun 2011 22:07:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[gebeyken cinsel ilişkiye girmek tehlikelimi]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken cinsel ilişkiye girilirmi]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken ne kadar zaman sonra cinsel ilişkiye girilmez.]]></category>
		<category><![CDATA[hamileyken ne sıklıkla cinsel ilişkiye girilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=6805</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanısıra pekçok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Aslında cinsellik ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/roflbot-Uhd4.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-6806" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/roflbot-Uhd4.jpg" alt="" width="222" height="162" /></a></p>
<p>Gebelik kadın hayatını kökten etkileyen son derece değişik bir süreçtir. Bu süreç içerisinde fiziksel değişikliklerin yanısıra pekçok psikolojik değişiklik de ortaya çıkar. Hayatın her evresinde büyük önem taşıyan cinsellik ve cinsel yaşam çoğu zaman gebelikten olumsuz etkilenir. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan anne adaylarında bu sürece uyum sağlama aşamalarında cinselliğe karşı soğukluk olabilir. Aslında cinsellik ve cinsel istek insanın içinde doğuştan var olan 5 içgüdüden biridir. Bu güdünün amacı varlıkların kendi soyunu devam ettirme isteğidir. Gebeliğin fark edilmesi ile birlikte annelik içgüdüsü biraz daha baskın hale gelir. İlk gebeliğini yaşayanlar da dışarıdan gelecek her türlü müdahalenin bebeğe zarar vereceği düşüncesi anne addayının cinsel isteklerini köreltebilir. Oysa ki normal seyreden bir gebelikte cinsel ilişkinin olumlu yada olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Halk arasında erken dönemde yaşanacak cinsel ilişkinin bebekte sakatlık ya da ölüme neden olacağı veya bir düşük ile sonuçlanacağı fikri hakim olmasına rağmen bunun hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Gebelik ilerledikçe ve anne adayı kendisinde gerçekleşen bu değişime uyum sağladıkça cinsel istekde de bir artış görülebilir.Rahimin iyice büyümesi ile birlikte cinsel ilişki teknik olarak zor bir hal alır. Bu durum zaman zaman anne adayında ağrı ve acıya neden olabilir. Gebeliğin son dönemlerinde bu nedenle cinsel istekte yeniden azalma görülebilir. <span id="more-6805"></span></p>
<p>Herşeyin normal olarak gittiği durumlarda son 4 haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Son 4 haftada ise erkeğin ejekulasyon sıvısı içinde bulunan bazı maddelerin rahim kasılmalarını başlatabileceği düşüncesi ile ilişki önerilmez.</p>
<p>Daha önceden tekrarlayan düşük öyküsü olan veya erken doğum yapan kadınlarda ilk 2 ayda ilişki kısıtlanabilir. Yaşamakta olduğu gebeliğinde herhangi bir dönemde vajinal kanama olması durumunda ve düşük tehdidi, erken doğum tehtidi olan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder.Erkekde veya kadında teşhis edilmiş genital enfeksiyon varlığında da enfeksiyon tedavisi tamamlanıncaya kadar yasak konmalıdır. Riskli gebelikler sınıfına giren plasenta previa durumunda da kanamayı başlatma riski nedeni ile ilişkiden kaçınmak gerekir.</p>
<p>Gebe kadın psikolojik korkular nedeni ile ilişkiden kaçınıyorsa bu durumu anlayışla karşılamak ve zorlamamak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/gebelikte-cinsel-yasam.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum Sonrası Çatlaklar Ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/dogum-sonrasi-catlaklar-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/dogum-sonrasi-catlaklar-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Feb 2011 19:33:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkisel Tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[çatlaklar]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğım Çatlaklarına Bitkisel tedevi]]></category>
		<category><![CDATA[doğıum çatlakları nasıl gider]]></category>
		<category><![CDATA[doğum sonrası]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum Sonrası Çatlaklar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=4028</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik boyunca alınan kilolar ve gerilen cildin sonucunda ciltte birtakım çatlaklar oluşur.Doğumdan sonra her bayan için bu moral bozucu bir durumdur.Sizlere doğum sonrası çatlaklara karşı bitkisel çözüm önerilerini sunuyoruz. Doğum sonrası Çatlaklar için uygulayacağınız yöntem, Kantaron Yağı, Zeytin Yağ ,Çörekotu Yağı ,Badem Yağı ,Kakao Yağı ,Kayısı yağı.. Aynı değerde ölcülerle karıştırınız.. Uygulamaya alın. Önemli Not: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/gebelik72.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-4029" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/gebelik72.jpg" alt="" width="218" height="148" /></a><br />
Gebelik boyunca alınan kilolar ve gerilen cildin sonucunda ciltte birtakım çatlaklar oluşur.Doğumdan sonra her bayan için bu moral bozucu bir durumdur.Sizlere doğum sonrası çatlaklara karşı bitkisel çözüm önerilerini sunuyoruz.</p>
<p>Doğum sonrası Çatlaklar için uygulayacağınız yöntem, Kantaron Yağı, Zeytin Yağ ,Çörekotu Yağı ,Badem Yağı ,Kakao Yağı ,Kayısı yağı.. Aynı değerde ölcülerle karıştırınız.. Uygulamaya alın.<br />
<strong>Önemli Not:</strong> Doğum çatlakları daha çok ilk bir sene içinde tedavi edilmelidir.<br />
Gebelik – HAMİLELİK esnasında çatlak oluşumuna dur demek için özellikle yemek yedikten biraz sonra karnınıza sürün.<br />
Doğum sonrası Cilt Çatlakları için ise;<br />
&#8211;Keten yağı ,Kakao yağı ,Gliserin yağı birebir oranda karıştır.<br />
&#8211;Badem yağı Saf Zeytin yağı Çörekotu yağı birebir oranda karıştır. Çatlayan kuruyan yerklere uygulayın…<br />
&#8211;Kantaron yağı Kayısı yağı Melissa yağı birebir oranda karıştır. Çatlayan kuruyan bolgelere sürün</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/dogum-sonrasi-catlaklar-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

