<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İyikadın.com &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.iyikadin.com/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.iyikadin.com</link>
	<description>kadın, kadınlar, diyet, moda, güzellik, astroloji, makyaj, evlilik, cinsellik, kariyer, sağlıklı yaşam, kadın sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Feb 2012 01:35:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Kış Depresyonuna Dikkat</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/kis-depresyonuna-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/kis-depresyonuna-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 22:51:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[kış]]></category>
		<category><![CDATA[kış depresyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8580</guid>
		<description><![CDATA[Güneşin az görüldüğü karanlık kış aylarında herkes kendini bezgin, bitkin, isteksiz ve daha hüzünlü hissediyor. Bu klinik halin genellikle ocak-şubat aylarında en şiddetli seviyesine ulaştığını fakat bu tanının konulabilmesi için depresyon belirtilerinin kışın en az iki yıl üst üste başka sebebe bağlı olmadan ortaya çıkması gerektiğini söylüyor, Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Eren Eroğlu. Kış depresyonuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8581" title="Kış Depresyonuna Dikkat" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/14745_420x315ı6ı-300x180.jpg" alt="" width="300" height="180" /></p>
<p>Güneşin az görüldüğü karanlık kış aylarında herkes kendini bezgin, bitkin, isteksiz ve daha hüzünlü hissediyor. Bu klinik halin genellikle ocak-şubat aylarında en şiddetli seviyesine ulaştığını fakat bu tanının konulabilmesi için depresyon belirtilerinin kışın en az iki yıl üst üste başka sebebe bağlı olmadan ortaya çıkması gerektiğini söylüyor, Aile Hekimliği Uzmanı<strong> Dr. Eren Eroğlu</strong>.</p>
<p>Kış depresyonuna sebep, günlerin kısalıp güneş ışığının azalması gibi görünüyor. Güneş ışığının azalması ile beyinde serotonin denilen hormonun yapımı azalıyor buna karşın melatonin artıyor. Melatonin uykuyu düzenleyip çoğaltmakla, serotonin ise mizacı yükseltmekle görevli.</p>
<p><strong>Kış depresyonunun belirtileri</strong></p>
<ul>
<li> Uyku ve yeme alışkanlıkları değişir.</li>
<li> Sürekli üzüntü, endişe ve boşluk hissi vardır.</li>
<li> Şekerli ve nişastalı gıdalara düşkünlük artar, bunlar iyi hissetmeyi sağlayan serotonini çoğaltır.</li>
<li>Depresyon, bahar ve yaz mevsiminin gelmesi ile azalır.</li>
<li> Belirtiler en az iki kış üst üste, başka mevsimde depresyon olmadan ortaya çıkar.</li>
</ul>
<p>Karanlığın çaresi “ışık”</p>
<p>Belirtilerin şiddetine göre kış depresyonunda farklı tedavi yöntemleri seçilebiliyor. Bunlar içinde en basiti ama en etkilisi insanın zamanını olabildiğince açık havada geçirmesi. Bunun en akıllıca yöntemi sabah sporları. Her sabah yarım saat bile olsa tempolu yürüyüş hem gün ışığı almayı hem de vücudun endorfin ve serotonin salgılamasını sağlamakta. Bu iki madde fiziksel aktivite sonrası salgılanmaları artan ve insana mutluluk veren kimyasallar. Bugün hava kapalı ve güneş yok diye açık havada spor yapmayı es geçmek doğru değil çünkü bulutlu bile olsa dışarıda olmak tedavide olumlu gelişmeler sağlıyor.<span id="more-8580"></span></p>
<p>Günün çok kısaldığı ülkelerde ya da dışarı çıkmanın mümkün olmadığı hallerde etkili alternatif tedaviler geliştirilmiş durumda. “Madem sebep gün ışığı eksikliği tedavi de ışık olmalı” tespiti ile hastayı iyileştirmek için yapay gün ışığı kullanılıyor. Yaklaşık 0.5m ötesine konulan parlak beyaz ışık kaynağı 10 dakika ile uygulanmaya başlıyor. Normal oda ışığından 20 kat daha parlak olan ışığın uygulama süresi alınan cevaba göre günde 45 dakikaya kadar uzatılabiliyor ve bahar gelip de doğal ışık çoğalıncaya kadar seanslar sürdürülüyor.</p>
<p>Bunun yanında son yıllarda, sabahları gün doğuşunu taklit eden ışık sistemleri, geç ve karanlık kış sabahlarını aydınlık bir uyanışa çevirmekte etkili şekilde kullanılmakta. Bu yöntemle insanlar sanki bir bahar sabahına uyanır gibi dinç ve dinamik olabiliyor. Tabii her tedavide açık hava ya da yapay ışık yeterli olmayabiliyor ve araya ilaç tedavisinin eklenmesi de gerekebiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/kis-depresyonuna-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Faydalı 12 Bitki</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/en-faydali-12-bitki.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/en-faydali-12-bitki.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 00:10:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Aloe Vera ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çuha çiçeği yağı ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[ekinezya ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[en faydalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[en faydalı bitkiler nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[gümüş düğme ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük Ağacı ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[hayıt ağacı ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kahve ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[keten tohumu ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[kızılcık suyu ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[papatya ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sarımsak ve faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[siyah yılan kökü ve faydaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8562</guid>
		<description><![CDATA[ Aloe Vera: Toplum arasında en çok bilinen ve kullanımına en çok rastlanılan bitki olan aloe vera, güneş veya kazalar sonucu oluşan yanıkların tedavisinde tercih ediliyor.  Kızılcık Suyu: Kızılcık suyunun en çok bilinen yararı boşaltım sistemi sorunlarını çözmekteki etkisidir. Bakteriyel enfeksiyonu tedavi eder. Kalp sağlığını korur. Ekinezya: Ekinezya Amerikan yerlilerinin yaraları iyileştirmekte kullandıkları bir bitkidir. İçinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8563" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1380-300x272.jpg" alt="" width="300" height="272" /></p>
<ul>
<li> <strong>Aloe Vera:</strong> Toplum arasında en çok bilinen ve kullanımına en çok rastlanılan bitki olan aloe vera, güneş veya kazalar sonucu oluşan yanıkların tedavisinde tercih ediliyor.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8564" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1381-300x203.jpg" alt="" width="300" height="203" /></p>
<ul>
<li> <strong>Kızılcık Suyu:</strong> Kızılcık suyunun en çok bilinen yararı boşaltım sistemi sorunlarını çözmekteki etkisidir. Bakteriyel enfeksiyonu tedavi eder. Kalp sağlığını korur.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8565" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1393-300x186.jpg" alt="" width="300" height="186" /></p>
<ul>
<li><strong>Ekinezya:</strong> Ekinezya Amerikan yerlilerinin yaraları iyileştirmekte kullandıkları bir bitkidir. İçinde bulunan maddeler grip ve nezle virüslerine karşı etkilidir.Bağışıklık sistemini güçlendirir. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe iyi gelir.<span id="more-8562"></span></li>
</ul>
<p><img class="size-full wp-image-8566 alignnone alignleft" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1382.jpg" alt="" width="297" height="268" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>Siyah Yılan Kökü:</strong> Siyah yılan kökü, menopoz için önerilen bir bitkidir. Sinirleri gevşetir. Menopoz döneminin kolay atlatılmasına yardımcı olur.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8567" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1383-300x182.jpg" alt="" width="300" height="182" /></p>
<ul>
<li> <strong>Günlük Ağacı:</strong> Sığla ağacı olarak da bilinen bu bitkinin gövdesinden elde edilen sakız, eklem iltihabı ve bursitin tedavisinde kullanılır. İshal ve solunum yolları yüksek kolesterol, damla hastalığı, bel ağrıları, kas yangısı, fibromiyalji, obezlik, dizanteri ve göğüs hastalıklarına da iyi gelir.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8572" title="enfaydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1384-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /></p>
<ul>
<li><strong>Papatya:</strong> Genellikle çayı yapılarak içilen papatya, bağırsaklarda oluşan sorunları rahatlatmasıyla bilinir. Ayrıca mide bulantısı ve gastroentirit tedavisinde de kullanılır.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8573" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1385-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" /></p>
<ul>
<li> <strong>Hayıt Ağacı:</strong> Hayıt ağacı menstural dönemi düzenler ve kadınlarda progesteron hormonunun salgılanmasını sağlar. Hamile kalma sorunu yaşayan bayanlarda 1–2 yıl süreli kullanılır ve hamilelik başladığında kullanımına son verilir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8574" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1386-300x212.jpg" alt="" width="300" height="212" /></p>
<ul>
<li> <strong>Kahve:</strong> İçerdiği kafein nedeniyle çoğu beslenme önerisinde yer almayan kahve, ağrıların azaltılmasında, grip, soğuk algınlığı ve astım gibi rahatsızların tedavisinde kullanılabilir.</li>
</ul>
<p>.<img class="alignnone size-medium wp-image-8575" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1388-300x211.jpg" alt="" width="300" height="211" /></p>
<ul>
<li><strong>Çuha Çiçeği Yağı:</strong> Çuha çiçeği yağı, genellikle romatoid artiridin etkilerini azaltmada ve kolesterolü düşürmede kullanılır. Obezite, sindirim sorunları ve solunum yolları şikâyetleri için de tercih edilen bir bitkidir.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8576" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1390-300x215.jpg" alt="" width="300" height="215" /></p>
<ul>
<li><strong>Gümüş Düğme:</strong> Gümüş düğme beyinde bulunan kan damarlarını rahatlatarak duyulan acıyı azaltıyor, migrene iyi geliyor. Diğer yararları ise doku ve eklemlerde meydana gelen iltihaplar azaltması, yüksek ateşi düşürmesi.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8577" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1391-300x207.jpg" alt="" width="300" height="207" /></p>
<ul>
<li> <strong>Keten Tohumu:</strong> Omega–9 ve Omega–3 asitleri, lif, protein, manganez, magnezyum, çinko ve diğer bir dizi mineral açısından oldukça zengindir. Keten tohumu birçok soruna çözüm getirmesi nedeniyle geniş bir kitle tarafından tercih edilir.</li>
</ul>
<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8578" title="en faydalı 12 bitki" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/dunyanin_en_faydali_12_bitkisi_1392-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" /></p>
<ul>
<li> <strong>Sarımsak:</strong> Mikroplara ve virüslere karşı vücuda direnç kazandırır. Kolesterol ve yüksek tansiyonun düşürülmesinde, kan şekerini dengelemede, kanserle mücadelede, bronşitin belirtilerini azaltmada ve bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça etkilidir</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/en-faydali-12-bitki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kabızlığa Doğal Çözüm</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/kabizliga-dogal-cozum.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/kabizliga-dogal-cozum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 23:32:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsakları hareketlendiren çay]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlığa bitkisel kürler]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlığa doğal çözüm]]></category>
		<category><![CDATA[kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[sindirime yardımcı reçel]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalete çıkaran çay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8556</guid>
		<description><![CDATA[BAĞIRSAKLARI HAREKETLENDİREN SABAH ÇAYI: Yarım bardak oda ısısında suya 2 adet kuru erik ve kuru inciri akşamdan atın (kuru meyvelere birer çizik atarak suya atın), Uyandığınızda meyveleri süzüp bu suya kaynar su ilave edin 1 tatlı kaşığı yeşil çayı demleyin, aç karna için. HEM BESLEYEN, HEM TEMİZLEYEN BİR KASE KAHVALTI GEVREĞİ 1 kutu meyveli probiyotik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8557 alignright" title="Kabızlığa Doğal Çözüm" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/kabizlik-hareketsizlik-yanlis-beslenme-243x300.jpg" alt="" width="243" height="300" /></p>
<p><strong>BAĞIRSAKLARI HAREKETLENDİREN SABAH ÇAYI</strong>:</p>
<ul>
<li>Yarım bardak oda ısısında suya 2 adet kuru erik ve kuru inciri akşamdan atın (kuru meyvelere birer çizik atarak suya atın),</li>
<li>Uyandığınızda meyveleri süzüp bu suya kaynar su ilave edin</li>
<li>1 tatlı kaşığı yeşil çayı demleyin, aç karna için.</li>
</ul>
<p><strong>HEM BESLEYEN, HEM TEMİZLEYEN BİR KASE KAHVALTI GEVREĞİ</strong></p>
<p>1 kutu meyveli probiyotik yoğurt<br />
1 yemek kaşığı light yoğurt<br />
1 kivi<br />
2 taze kayısı<br />
2 yemek kaşığı yulaf ezmesi<br />
1 tatlı kaşığı buğday kepeği<br />
1 çay kaşığı keten tohumu</p>
<p><strong>SİNDİRİME YARDIMCI REÇEL:</strong></p>
<p>140 gram çekirdeği çıkarılmış kuru erik<br />
140 gram çekirdeği çıkarılmış hurma küçük küçük doğranır<br />
350 ml sıcak suda jelimsi kıvam alana kadar pişirilir</p>
<p><strong>TUVALETE TAŞIYAN ÇAY TARİFİ</strong></p>
<p>1 tatlı kaşığı yeşil çay<br />
1 tatlı kaşığı mayıs papatyası<br />
1 poşet rezene çayı limon dilimi ile 3 dakika demlenir.</p>
<p><strong>YAZIN ŞİŞ BİR KARINLA GEZMEK İSTEMEYENLERE KOLAY TÜRLÜ</strong></p>
<p>1 kase bezelye<br />
2 küçük boy kabuklu patates (küp küp doğranmış)<br />
2 patlıcan (küp küp doğranmış)<br />
1 kabak (küp küp doğranmış)<br />
5 küçük boy arpacık soğan<br />
2 büyük boy domates<br />
2 diş sarımsak<br />
1 yemek kaşığı zeytinyağı<br />
Alabildiği kadar pul biber ile suda pişer.</p>
<p><strong>MUTLU BAĞIRSAK MACUNU:<span id="more-8556"></span></strong></p>
<p>2 kuru erik (akşamdan suda beklesin, doğransın)<br />
1 kuru incir doğrayın<br />
1 tatlı kaşığı keten tohumu<br />
1 tatlı kaşığı bal ile harmanlanır</p>
<p>Tercihen akşam yemeğine 1 saat kala 1 bardak yeşil çay eşliğinde yenir.</p>
<p><strong>GAZ YAPMADAN BAĞIRSAKLARI YUMUŞATAN TARİF</strong></p>
<p>Nohutun gaz yapmaması için ipucu: 1 su bardağı nohutu akşamdan suda bekletin, bu suyu atıp haşlayın. Haşlama suyuna 1 baş soğana 4-5 adet karanfil batırıp koyun.</p>
<p>Başka bir tencerede soğan, domates, sarımsağı 2 yemek kaşığı zeytinyağı ile pişirin. Üzerine bamyayı atıp en son haşlanmış nohutları ekleyin. Kimyon serpin.</p>
<p>Nohut tüm bu taktiklere rağmen gaz yapıyorsa maş fasulyesi kullanılabilir.</p>
<p><strong>LİFİ YÜKSEK KALORİSİ DÜŞÜK HAMUR İŞİ YAPTIRAN PÜRE</strong></p>
<p>1 kase çekirdeği çıkarılmış kuru erik minik minik doğranır. Yarım kase elma ya da üzüm suyu ile mikserde püre kıvamına gelene dek karıştırılır. Şeker yerine harika bir alternatiftir. İçine 2 elma püresi daha katarak yağ kullanımını azaltabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/kabizliga-dogal-cozum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Kusurları İçin Lamina Tedavisi</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/dis-kusurlari-icin-lamina-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/dis-kusurlari-icin-lamina-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Feb 2012 00:48:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığında lamina yöntemi.]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Çağdaş Kışlaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[kron]]></category>
		<category><![CDATA[Lamina tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[porselen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8542</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda diş estetik tedavilerinde herkes daha beyaz, daha estetik ve daha özgün bir gülümseme istiyor. Dişlerde aşınmaya sebep olmayan ve halk arasında yaprak porselen tedavisi olarak bilinen ‘laminalar’, en popüler tedavi yöntemleri arasında. Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu Lamina tedavisinin uygulama aşamalarını ve avantajlarını anlatıyor.   Lamina kaplamaların özellikleri nelerdir? “Laminaların ağız içindeki görünümlerini doğal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8552 alignright" title="lmima" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/diseti-300x197.jpg" alt="" width="277" height="238" />Son yıllarda diş estetik tedavilerinde herkes daha beyaz, daha estetik ve daha özgün bir gülümseme istiyor. Dişlerde aşınmaya sebep olmayan ve halk arasında yaprak porselen tedavisi olarak bilinen ‘<span style="text-decoration: underline;">laminalar’</span>, en popüler tedavi yöntemleri arasında. Diş Hekimi <strong><span style="text-decoration: underline;">Çağdaş Kışlaoğlu</span></strong> Lamina tedavisinin uygulama aşamalarını ve avantajlarını anlatıyor.</p>
<p><strong></strong> </p>
<p><strong>Lamina kaplamaların özellikleri nelerdir?</strong></p>
<p>“Laminaların ağız içindeki görünümlerini doğal dişlerden ayırt etmek nerdeyse imkansızdır. Tırnak kalınlığında, istenen renk, boy ve formda özel olarak hazırlanmış bir porselen tabakasının dişin ön yüzüne yapıştırılarak doğal bir görüntü sağlanması amaçlanır. Bu yöntemde porselen kron uygulamasından farklı olarak sağlıklı dişler çok fazla prepare edilmez. Bunun yerine dişin ön yüzünden 0,3-0,7 mm bir diş tabakası kaldırılarak, hazırlanan<span style="text-decoration: underline;"><strong> porselen lamina</strong></span> özel bonding teknikleriyle bu bölgeye yapıştırılır.”</p>
<p><strong>Lamina tedavisinin aşamaları…</strong></p>
<p>“Öncelikle dişiniz işleme hazırlanır, üzerindeki artıklar temizlenir. Ardından dişinizin tam bir kopyasını elde etmek için ölçü alınır. Porselen malzemeden dişinize yapıştırılacak olan tabaka hazırlanır. Porselenden imal edilen bu kaplamalar ince, yarı geçirgen bir tabakadır. Mevcut bir diş üzerine mükemmel bir uyum ve hassasiyetle hazırlanıp yerleştirilirler. İşlem bittiğinde mükemmel bir kaynaşma beklenir.”</p>
<p><strong>Lamina tedavisi ile hangi diş problemleri giderilebilir?</strong></p>
<p>Lamina kaplamaların temel olarak, renk değişikliklerinin giderilmesi amacıyla kullanıldığını belirten <strong>Çağdaş Kışlaoğlu</strong> belli bir dereceye kadar olan şekil bozukluklarında da uygulanabilecek en iyi yöntem olduğunu belirterek başlıca uygulama alanlarını şu şekilde özetledi;</p>
<ul>
<li>Renklenmelerde, bleaching (diş beyazlatma) gibi metotlarla sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor vb. lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında</li>
<li> Ayrık dişleri bitiştirmede (diastema kapama)</li>
<li>Kırık veya aşınmış dişlerin tedavisinde</li>
<li>Rengi ve yapısı bozulmuş eski dolguların düzeltilmesinde</li>
<li>Çapraşık ve eğri dişlerin düzeltilmesinde (ortodontik tedavi alternatifi olarak)</li>
</ul>
<p><strong>Lamina uygulamasının avantajları nelerdir?<span id="more-8542"></span></strong></p>
<p> <br />
Diş Hekimi ve Protez Uzmanı <strong>Çağdaş Kışlaoğlu</strong>, lamina yönteminin çürük, aşınma, kırık veya yapısal bozukluklardan kaynaklanan durumlarda, dişlerin doğal bir görünüm kazanması açısından en etkili yöntem olduğunu belirterek lamina tedavisinin avantajlarını şöyle sıraladı;<br />
Diğer yenileme işlemlerine göre sağlık açısından üstünlükleri daha iyidir.</p>
<ul>
<li>Küçük bir müdahale ile sağlıklı ve doğal bir görünüş elde edilir.</li>
<li>Dişinizde tırnak kalınlığında bir yuva açılması (ki bu da her zaman gerekmeyebilir) yeterlidir.</li>
<li>Sağlam, renkleri bozulmayan ve dayanıklı malzemelerden üretilirler.</li>
<li>Porselen yüzeyleri son derece pürüzsüz olacağı için sigara ve benzeri sebeplerden kaynaklanan lekelenmeleri ve diş taşı oluşumlarını minimuma indirmektedir.</li>
<li>Kahve, çay, sigara gibi dış etkenlerle renk değiştirmez.</li>
<li>Aşınmaya karşı direnci yüksektir.</li>
<li>Tedavinin laboratuar aşaması sadece 3 -4 gündür.</li>
<li>“Ancak gülümseme tasarımında bu süre sonunda, dudaklarınızın yeni görünümünüze uyum sağlaması 2 -3 haftayı bulabilmektedir. Bu uyum süresinde bazı dudak egzersizleri yapılması ve özellikle okuma egzersizleri tavsiye edilmektedir. Bu sürenin sonunda yüzünüzle tamamen bütünleşmiş ve yapay olduğu kesinlikle fark edilmeyen yeni dişlerinizle rahatlıkla gülümseyebilirsiniz.”<br />
“Ayrıca İyi bir klinik ve laboratuar çalışması gerektirir. Hekimin ve diş teknisyeninin bu konu üzerine teknik bilgisinin ve sanat yeteneğinin tam olması gerekir.”<br />
Lamina uygulaması uzun ömürlü müdür?</li>
</ul>
<p>Lamina kaplamaların iyi bir ağız bakımıyla yıllarca sorunsuz olarak kullanılabileceğini belirten Kışlaoğlu, lamine kaplamaların diğer adeziv sistemlerden daha üstün özelliklere sahip porselenden imal edildiklerini ve bu sebeple lekelenme ve aşınmaya karşı daha dirençli olduğunu açıkladı. Ömürlerini uzatmak için ağız bakımına dikkat etmek gerektiğini ifade ederek, çok sert gıdaları ısırmaktan, tırnak yemek gibi alışkanlıklardan kaçınmak gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/dis-kusurlari-icin-lamina-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişlere De Kök Hücre Çözümü</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/dislere-de-kok-hucre-cozumu.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/dislere-de-kok-hucre-cozumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 23:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Dişlere De Kök Hücre Çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Ali Arif Özzeybek]]></category>
		<category><![CDATA[Güney California Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[kök hücre .]]></category>
		<category><![CDATA[Meffert İmplant Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Denis Smiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8495</guid>
		<description><![CDATA[Kan hastalıkları ve estetik cerrahi başta olmak üzere tıbbın bir çok alanında başarılı sonuçlar veren kök hücre uygulamaları, diş tedavisinde de yüz güldürüyor.Ağızdaki kemik kaybında, kalçadan alınan kemik iliğiyle uygulanan kök hücre tedavisinde yüzde 85 canlı kemik oluşturulduğu bildirildi. Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı Dr. Ali Arif Özzeybek, bir süre önce Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-8496 alignright" title="Dişlere de kök hücre çözümü" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/15534604.jpg" alt="" width="250" height="150" /></p>
<p>Kan hastalıkları ve estetik cerrahi başta olmak üzere tıbbın bir çok alanında başarılı sonuçlar veren kök hücre uygulamaları, diş tedavisinde de yüz güldürüyor.Ağızdaki kemik kaybında, kalçadan alınan kemik iliğiyle uygulanan kök hücre tedavisinde yüzde 85 canlı kemik oluşturulduğu bildirildi.<br />
<strong>Meffert İmplant Enstitüsü Başkanı</strong> <span style="text-decoration: underline;"><strong>Dr. Ali Arif Özzeybek</strong></span>, bir süre önce Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ile ortaklaşa düzenlenen cerrahi eğitim programında, implant tedavisinde kök hücre uygulamaları konusunda uzmanlar tarafından bilgiler aktarıldığını bildirdi.<span id="more-8495"></span></p>
<p><strong>Güney California Akademisi&#8217;nden</strong> <span style="text-decoration: underline;"><strong>Prof. Dr. Denis Smiler</strong></span> tarafından ağızdaki kemik kayıplarında kök hücre tedavisiyle yeni canlı kemik oluşturulması konusunda eğitim verildiğini de ifade eden Özzeybek, şu bilgileri aktardı:<br />
“Ağzında aşırı kemik kaybı bulunan hastalarda implant tedavisi son derece zordur. Bu tedavide, uygulama yapılacak implant yatağının hazırlanması çok büyük önem taşır. Hastanın çene bölgesinden cerrahi işlemle kemik alınarak yapılan yöntem, artık yerini kök hücre uygulamasına bıraktı. Son zamanlarda artık kemik kaybı çok olan kişilerde kök hücre tedavisi uygulanıyor. Hastanın kendi kalçasından alınan kemik iliği, kemik tozuyla birleştirilip çenede kemiğin yetersiz olduğu bölgeye konuluyor. Bu yöntemle hem çok kaliteli kemik elde ediliyor hem de ikinci bir cerrahi alan açılmadan daha az zahmetli bir işlemle hasta yeni bir kemik yapısına kavuşuyor.”</p>
<p>Kemik tozlarının kullanıldığı yaygın yöntemde yeni kemik 6-9 ayda oluşurken kök hücre yöntemiyle bu sürenin 3-4 aya düştüğünü anlatan Özzeybek, yöntemin yakında Türkiye&#8217;de de yaygınlaşmasının beklendiğini bildirdi.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Özzeybek</strong></span>, muayenehane şartlarında, kısa sürede ve komplikasyonsuz yapılabilen bu yöntemin, sinüs bölgesinde de kullanılabildiğini belirtti.</p>
<p><strong>CANLI KEMİK ORANI YÜZDE 85</strong></p>
<p>İmplant tedavisinde kök hücre uygulamaları ile ilgili kısa bir süre önce açıklanan bir araştırmaya da değinen <span style="text-decoration: underline;"><strong>Özzeybek</strong></span>, “900 hasta üzerinde yapılan bu araştırmaya göre hastalarda uygulama sonrası herhangi bir ağrı ya da enfeksiyona rastlanmadığı gibi canlı kemik oluşturma oranı yüzde 85 bulundu. Bu oran, mevcut yöntemde ise yüzde 30-40 oranındadır” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/dislere-de-kok-hucre-cozumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağız Kokusu Deyip Geçmeyin</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/agiz-kokusu-deyip-gecmeyin.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/agiz-kokusu-deyip-gecmeyin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 23:45:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağı kokusunun sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız Kokusu Deyip Geçmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusu hastalık habercisi olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ağız kokusunun nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağız sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ağız ve diş sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Hekimi Doktor Burcu Çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sinüs akciğer enfeksiyonları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8472</guid>
		<description><![CDATA[Ağız kokusu, önemli hastalıkların habercisi olabilir. Özellikle şeker hastalığı, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi rahatsızlıklar ağız kokusuna yol açabilir. Diş Hekimi Doktor Burcu Çetinkaya, birçok nedenden dolayı meydana gelen ağız kokusunun, hastalık olarak tanımlanmasa bile önemli hastalıkların habercisi olabildiğini söyledi. Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda, şeker hastalığı (aseton kokusu gibi), böbrek yetmezliği (balık kokusu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8474" title="Ağız Kokusu Deyip Geçmeyin" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/agiz_kokusu_deyip_gecmeyin_1306-300x190.jpg" alt="" width="487" height="339" /></p>
<p>Ağız kokusu, önemli hastalıkların habercisi olabilir. Özellikle şeker hastalığı, böbrek ve karaciğer yetmezliği gibi rahatsızlıklar ağız kokusuna yol açabilir.</p>
<p><strong>Diş Hekimi Doktor Burcu Çetinkaya,</strong> birçok nedenden dolayı meydana gelen ağız kokusunun, hastalık olarak tanımlanmasa bile önemli hastalıkların habercisi olabildiğini söyledi.</p>
<p>Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlarda, şeker hastalığı (aseton kokusu gibi), böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi), karaciğer yetmezliği gibi sistemik durumlarda ağız kokusunun görülebiliyor</p>
<p><strong>Diş Hekimi Dr. Çetinkaya</strong>, açlık, diyet, ağız kuruması ya da sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve proteinin çözünmeye başladığını dile getirerek, kokuya neden olduğunu belirtti.</p>
<p>Diş ve diş eti hastalıklarının önemli ölçüde kötü koku yapar, ağız içindeki eskimiş köprü ve diş protezlerinin de zamanla gıda birikmesine yol açacağından kötü kokulara sebep olabilir.</p>
<p>Uzun süreli aç kalındığı durumlarda ağız kokusunun yoğunlaştığına da değinen <strong>Burcu Çetinkaya</strong>, bu tip şikayetlerin ortaya çıkmaması için oral dokuların kontrollerinin yapılması ve var olan etkenlerin uzaklaştırılması gerektiğini bildirdi.<span id="more-8472"></span></p>
<p>&#8216;Gece boyunca tükürük salgısı azalıyor ve ağzın içindeki yemek parçacıkları uzun süre burada duruyor. Bu nedenle yemek yedikten sonra dişlerin ve dilin iyi bir şekilde fırçalanması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/agiz-kokusu-deyip-gecmeyin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 Adımda Menopoz Öncesi Yakınmaları Hafifletin</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/10-adimda-menopoz-oncesi-yakinmalari-hafifletin.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/10-adimda-menopoz-oncesi-yakinmalari-hafifletin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 23:16:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[10 Adımda Menopoz Öncesi Yakınmaları Hafifletin.]]></category>
		<category><![CDATA[menoozda ağdet kanamalarının sıklaşması]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda kilo artışı]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda sıcak basmaları]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda Unutkanlık Ve Yorgunluk]]></category>
		<category><![CDATA[menopozda uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tansu Küçük]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8469</guid>
		<description><![CDATA[Konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, sıcak basması… Menopoz öncesinde yaşanan fiziksel ve ruhsal yakınmalar kadınları kariyerlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakabilir. Aslında basit önlemlerle bu süreçte yaşanan problemler ortadan kaldırılabilir ya da hafifletilebilir! Prof. Dr. Tansu Küçük Kadın Hast. ve Doğum Uzm. Ortalama menopoz yaşı dünya genelinde 51 iken bu rakam ülkemizde 47 yaşa kadar iniyor. Ülkemizde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-8470" title="10 Adımda Menopoz Öncesi Yakınmaları Hafifletin " src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/menopoz.jpg" alt="" width="241" height="138" /></p>
<p>Konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, sıcak basması… Menopoz öncesinde yaşanan fiziksel ve ruhsal yakınmalar kadınları kariyerlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakabilir. Aslında basit önlemlerle bu süreçte yaşanan problemler ortadan kaldırılabilir ya da hafifletilebilir!</p>
<p><strong>Prof. Dr. Tansu Küçük</strong></p>
<p><strong>Kadın Hast. ve Doğum Uzm.</strong></p>
<p>Ortalama menopoz yaşı dünya genelinde 51 iken bu rakam ülkemizde 47 yaşa kadar iniyor. Ülkemizde kadınların 55 yaşında emekli oldukları göz önüne alındığında, son 8 yılın postmenopozal, yani menopoz sonrası dönemin fiziksel ve ruhsal yakınmalarıyla geçtiği görülüyor. Menopozun bir de pek çok fiziksel ve ruhsal değişimin yaşandığı ve premenopozal dönem olarak adlandırılan bir süreci de var. İşte, 2-5 yıl sürebilen bu menopoza geçiş süreci kimi kadınlarda sorun yaratmazken, kimilerinde ise yakınmalar çok şiddetli oluyor ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiliyor. Üstelik bu yaş grubundaki kadınların çoğu kariyer sahibi oldukları için sorumlulukları ve görevleri artmış, dolayısıyla stres katsayısı da yükselmiş oluyor. Kadınlar menopoza geçiş dönemindeki yakınmalar nedeniyle işyerinde de çok ciddi sorunlar yaşayıp, kariyerlerini kaybetme tehlikesiyle bile karşı karşıya kalabilir. Oysa kadınlar alacakları önlemlerle menopoz öncesinde yaşadıkları sorunları büyük oranda önleyebilir, bu sayede kariyerlerine ciddi sıkıntılar yaşamadan devam edebilir.</p>
<p><strong>En Tipik Belirtisi Adet Kanamalarının Sıklaşması</strong></p>
<p>Menopoza geçiş döneminde yaşanan sorunlar:</p>
<ul>
<li>Adet kanamaları sıklaşmaya başlıyor ve bu süreç 20-22 güne kadar düşüyor.</li>
<li>
Adet öncesi gerginlik daha sık yaşanıyor. Hormonal dengesizliğin tetiklediği bu değişimler 20 günde bir olmaya başlıyor.</li>
<li>
Adet döneminde görülen ağrı daha sık hissediliyor,</li>
<li>
Adet kanamalarının sıklığı arttığı için kadın daha sık tuvalete gitme gereği duyuluyor.</li>
<li>
Ruh halinde dalgalanmalar oluyor. İyi uyuyamamanın da katkıda bulunduğu depresyon ve yorgunluk yakınmaları ortaya çıkıyor.</li>
<li>
Konsantrasyon bozukluğu ve unutkanlık sorunu yaşanıyor.</li>
</ul>
<p>Unutkanlık Ve Yorgunluk Ciddi Sorunlar Oluşturuyor!</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Unutkanlık:</strong></span> Unutkanlık kadının kariyerini tehdit eden ön önemli sorunlardan biridir. Unutulan randevular, yanıtlanmayan e-postalar veya eksik yapılan işlemler iş yerinde ciddi sorunlar oluşturabiliyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Uykusuzluk:</strong></span> Uyku bozuklukları değişik derecelerde görülebiliyor. Gece uyuyamayan kadın ertesi gün işe yorgun geliyor, konsantrasyon güçlüğü çekiyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Sıcak basmaları:</strong></span> Sıcak basmaları sık sık dışarı ve serin yerlere çıkmayı gerektirdiği için iş ortamındaki diğer çalışanlar için oldukça rahatsız edici olabiliyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ruh halindeki dalgalanmalar:</strong></span> Ruh halindeki dalgalanmalar da kariyeri olumsuz yönde etkiliyor. Kadın ekip arkadaşlarına ya da iletişim kurduğu kişilere agresif ve tutarsız davranışlar sergileyebiliyor. Yaygın görülen ağrılar: Kemik erimesine bağlı olarak vücutta yaygın görülen ağrılar iş performansını düşürüyor.<span id="more-8469"></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kilo artışı:</strong></span> Bu dönemde alınan kilolar da kalp ve akciğer kapasitesini zorlayarak tüm gün aynı performansta çalışmayı engelliyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kanamaların sıklaşması:</strong></span> Sık kanamalar ayrıca kansızlığa neden olup çarpıntı, göz kararması ve bayılma gibi pek çok sorun oluşturuyor. Bunun sonucunda da kadının iş performansı düşmeye başlıyor. Adet kanamalarının sıklaşması nedeniyle sık sık işe ara verip tuvalete gitme ihtiyacı bazı işyerlerinde sorun olabiliyor. Örneğin bir çağrı merkezi görevlisi ya da santral operatörünün sık tuvalet ihtiyacı sorun haline gelebiliyor.</p>
<p><strong>10 Adımda Menopoz Öncesi Yakınmaları Hafifletin</strong></p>
<ul>
<li>Sigarayı kesinlikle bırakın. Kahve yerine bitkisel çayları tercih edin.</li>
<li>
Sık sık soğuk su için. Su sıcak basmalarının rahatlamasına yardımcı olur.</li>
<li>
Dikkatinizi toplamanıza ve iş başarınızın düşmemesine yardımcı olacağı için kısa süreli molalar verin.</li>
<li>
Balkona ya da bahçeye çıkarak temiz hava alın.</li>
<li>
Terleme sorununa karşı ince kumaşlarla kat kat giyinin ve yanınıza yedek kıyafet alın.</li>
<li>
Düzenli olarak spor yapın. Spor hem endorfin salgısını artırarak daha mutlu olmanızı sağlar, hem de kilonuzu kontrol etmenize katkıda bulunur. Bunun için en uygun egzersiz ise yürüyüş ve yüzmedir.</li>
<li>
İşyerinizdeki benzer yaş grubu arkadaşlarınızla bir araya gelin ve menopozla ilgili bir seminer verilmesini organize edin. Böylece hem siz ve hem de iş çevrenizin farkındalığı artacaktır.</li>
<li>
Menopoz yakınmalarınız çok şiddetli ise tedavisi ve kontroller için konusunda deneyimli bir doktora başvurun.</li>
<li>
Besin seçiminizi dikkatli yapın. Kalori kısıtlayarak kilo alımını engelleyin, çünkü obezite menopoz döneminde daha bozuk bir sağlık demektir.</li>
<li>
Antioksidan besinler almaya çalışarak hücrelerin detoksunu sağlayın.<br />
C vitamini kaynakları: Narenciye, çilek, brokoli, domates, tatlı biber, mango, üzüm, kivi, kuşkonmaz, bezelye, maydanoz, su teresi, ıspanak.<!--more--></li>
</ul>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong>E vitamini kaynakları:</strong></span> Soğuk baskı zeytinyağı, buğday, sakatat, yumurta, patates, yapraklı sebzeler, fındık, tahıllar.</p>
<p><strong>Selenyum kaynakları:</strong> Ton balığı, bira mayası, tüm tahıllar ve susam.</p>
<p><strong>Çinko:</strong> Yağsız et, balık ve diğer deniz ürünleri, tavuk, yumurta, kabak ve ay çekirdeği, zencefil, maydanoz, mantar.</p>
<p><strong>Karotenler:</strong> Havuç, domates</p>
<p><strong>Esansiyel yağ asitleri</strong> (Omega 3 ve 6): Ketentohumu yağı, yağlı balıklar, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/10-adimda-menopoz-oncesi-yakinmalari-hafifletin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Patlamış Mısırın Faydaları</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/patlamis-misirin-faydalari.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/patlamis-misirin-faydalari.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 19:08:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[patlamış mısırın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[patylamış mısır]]></category>
		<category><![CDATA[polyphenol antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8455</guid>
		<description><![CDATA[Eğlenceliklerimizin başında yer alan, patlamış mısırın, sağlık için çok faydalı olduğunu biliyor muydunuz ? Hem de hiç aklınıza gelmeyecek bir şekilde bizlere fayda sağlıyor. Yapılan araştırmalar, patlak mısırın, yüsek oranda, antioksidan içerdiğini göstermekte. Patlamış mısırın içinde, meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan, polyphenol antioksidan maddesine rastlandı.Bu maddenin, kalp hastalıkları, kanser ve diğer hastalıklarla mücadeleye, vücudun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8456" title="Patlamış Mısırın Faydaları" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/patlamis-misir-300x207.jpg" alt="" width="300" height="207" /></p>
<p>Eğlenceliklerimizin başında yer alan, patlamış mısırın, sağlık için çok faydalı olduğunu biliyor muydunuz ? Hem de hiç aklınıza gelmeyecek bir şekilde bizlere fayda sağlıyor.<span id="more-8455"></span></p>
<p>Yapılan araştırmalar, patlak mısırın, yüsek oranda, antioksidan içerdiğini göstermekte. Patlamış mısırın içinde, meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan, polyphenol antioksidan maddesine rastlandı.Bu maddenin, kalp hastalıkları, kanser ve diğer hastalıklarla mücadeleye, vücudun direncini artırması açısından yardımcı olmasıyla biliniyor.<br />
Yapılan araştırmanın, sonucunun oldukça şaşırtıcı olduğunu söyleyen bilim adamları, bu sonucun, mısırın işlem görmeyen bir besin olmasından kaynaklandığını düşünüyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/patlamis-misirin-faydalari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stres Nedeni İle Oluşan Kanser Türleri</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/stres-nedeni-ile-olusan-kanser-turleri.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/stres-nedeni-ile-olusan-kanser-turleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 18:43:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[akçiğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[cilt kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalınbağırsak kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Medikal Onkolog Doç. Dr. Duygu Derin]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[pankreas kanseri.]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Stres Nedeni İle Oluşan Kanser Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8446</guid>
		<description><![CDATA[Medikal Onkolog Doç. Dr. Duygu Derin, davranış ve alışkanlıklarımızla ilgili kanser türleri ve korunması konusunda bilgi verdi… Stres, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik gibi farklı nedenler, farklı kanser türlerinde risk artışı yapabiliyor MASA BAŞINDA ÇALIŞAN VE HAREKETSİZ OLANIN RİSKİ ÇOK KALINBAĞIRSAK KANSERİ: Liften fakir, yağdan ve protein açısından zengin beslenme ve obezite, kalınbağırsak kanserinin oluşumuna zemin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8447" title="Stres Nedeni İle Oluşan Kanser Türleri" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/img69_preview-291x300.jpg" alt="" width="291" height="300" /></p>
<p>Medikal Onkolog <strong>Doç. Dr. Duygu Derin</strong>, davranış ve alışkanlıklarımızla ilgili kanser türleri ve korunması konusunda bilgi verdi…</p>
<p>Stres, sağlıksız beslenme ve hareketsizlik gibi farklı nedenler, farklı kanser türlerinde risk artışı yapabiliyor</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>MASA BAŞINDA ÇALIŞAN VE HAREKETSİZ OLANIN RİSKİ ÇOK</strong></span></span><br />
<span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>KALINBAĞIRSAK KANSERİ:</strong></span> Liften fakir, yağdan ve protein açısından zengin beslenme ve obezite, kalınbağırsak kanserinin oluşumuna zemin hazırlıyor. Hareketsiz bir yaşamı olan, özellikle masa başında çalışanlarda bu risk daha da artıyor. Diyetteki lifin, sebze, meyve ve kuru baklagil tüketiminin artırılıp yaşama fiziksel aktivite katılması halinde, kalın bağırsak kanseri oluşum riski yüzde 40’lara varan oranda azaltılabiliyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>NE YAPILMALI:</strong></span> Bu sorunla karşılaşmamak için 50 yaşında olan herkese kolonoskopik tarama öneriliyor. Sorun yok ise uygulamanın 3-5 yılda bir tekrarlanmasında yarar görülüyor. Ailesinde erken yaşta kalın bağırsak kanserine yakalanmış kişiler için bu kontrolün daha erken yaşta yapılması gerekiyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>KONSERVE, TUZLU VE İŞLENMİŞ GIDALARDAKİ TEHLİKE BÜYÜK</strong></span></span><br />
<span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>MEME KANSERİ:</strong></span> Erken âdet, geç yaşta çocuk doğurma veya hiç çocuk doğurmama, geç menopoz, emzirmeme meme kanseri riskini artırır. Batılı toplumlarda kadınlar, daha çok çalışma hayatına girip bu şekilde yaşadıkları için, meme kanseri dünyanın batısında ve ABD’de sık, doğuda ise belirgin olarak daha azdır. Yüzde 5-10 vaka da ailevidir. Son yıllarda obezitenin meme kanserine yakalanma riskini artırdığı da bilinmektedir.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>NE YAPILMALI:</strong></span> İdeal vücut ağırlığına inmek, bunu korumak, spor yapmak, kalorisi ve yağ oranı düşük ama sebze ve meyveden zengin beslenmek, sigara – tütün kullanmamak, alkol alımını kısıtlamak öneriliyor.</p>
<p><span id="more-8446"></span></p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>GIRTLAK KANSERİ:</strong></span> Sigara ve alkol kullanımı en önemli risk faktörleri. Ama stres de çok önemli bir etken. Stresli işlerde çalışıp, sigara ve alkolü çok tüketenlerde de bu hastalığa sık rastlanıyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>SİGARA HEMEN BIRAKILMALI</strong></span></span><br />
<span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>AKCİĞER KANSERİ:</strong></span> Sigara, en önemli risk faktörü. Miktar arttıkça, akciğer kanserine yakalanma riski de artıyor. Erken yakalamak için taramanın ne kadar etkili olduğunu araştıran çalışmaların kısmi sonuçları görüldüğünde bu konunun önemi daha da anlaşılıyor.<br />
<span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>NE YAPILMALI:</strong></span> Yoğun sigara içicilerinde düşük dozda helikal akciğer tomografisi ile yapılan tarama, hastalığın erken evrede yakalanmasını sağlıyor ve hastalarda şifa oranını artırıyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>AÇIK HAVADA ÇALIŞAN GÜNEŞTEN KORUNMALI</strong></span></span><br />
<span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>CİLT KANSERİ:</strong></span> Cilt kanserinin esas nedeni, genellikle güneşten gelen ultraviyole ışınlarıdır. Morötesi ışın veren elektrik lambaları ve bronzlaştırıcı suni ışık kaynakları da cilt kanserlerine neden olabilir. Ultraviyole ışınlarına karşı dünyayı koruyan ozon tabakasının incelmesinin de bu kanser türünde ciddi bir artışa neden olduğu bilinen bir gerçek. En çok risk altında olanlar açık tenliler, çilliler, çok sayıda beni olanlar, ailesinde cilt kanseri bulunanlar, açık havada çok zaman geçirenlerdir.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>NE YAPILMALI:</strong></span> Güneş ışınlarının keskin olduğu 11.00- 16.00 saatleri arasında güneşe çıkmamak, yüksek koruma faktörlü kremler ve şapka kullanmak gerekiyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>ALKOL TÜKETİMİ BÜYÜK RİSK</strong></span></span><br />
<span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>KARACİĞER KANSERİ:</strong></span> Hepatit B, C taşıyıcısı olmak ve yoğun alkol kullanımı, bu kanserin en sık rastlanan nedenleri arasında yer alıyor. Bu nedenle alkol tüketenlerin risk altında oldukları belirtiliyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>PANKREAS KANSERİ:</strong></span> Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte sigara içenlerde daha sık görülür. Alkol kullanımı, şeker hastalığı, kronik pankreatit ve yağlı diyetin bu kansere zemin hazırladığı düşünülüyor.</p>
<p><span style="color: #008080; text-decoration: underline;"><strong>NE YAPILMALI: </strong></span>Erken tanıya yönelik bir tarama öneriliyor. Ayrıca sigara ile alkol kullanımından uzak, sağlıklı beslenme tavsiye ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/stres-nedeni-ile-olusan-kanser-turleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3 Adet Kestane 1 Dilim Ekmeğe Eş Değer</title>
		<link>http://www.iyikadin.com/3-adet-kestane-1-dilim-ekmege-es-deger.html</link>
		<comments>http://www.iyikadin.com/3-adet-kestane-1-dilim-ekmege-es-deger.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Jan 2012 23:46:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nilkara</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[3 Adet Kestane 1 Dilim Ekmeğe Eş Değer]]></category>
		<category><![CDATA[B1]]></category>
		<category><![CDATA[B2]]></category>
		<category><![CDATA[B3 vitaminleri]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[corn flakes]]></category>
		<category><![CDATA[demir]]></category>
		<category><![CDATA[fosfor]]></category>
		<category><![CDATA[kalori]]></category>
		<category><![CDATA[kalsiyum]]></category>
		<category><![CDATA[karbonhidrat]]></category>
		<category><![CDATA[kestane]]></category>
		<category><![CDATA[kestane unu.]]></category>
		<category><![CDATA[kestanenin faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[lif]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sodyumipotasyum]]></category>
		<category><![CDATA[yağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.iyikadin.com/?p=8426</guid>
		<description><![CDATA[Buğday yetişmeyen bölgelerde temel karbonhidrat kaynağı olarak görülen kestane, sahip olduğu besin değeri ile de beslenme düzeninde hesap yapmayı gerektiriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Doğan, kestanenin diyetlerdeki yerini anlatırken şeker ihtiyacına karşı da iyi bir alternatif olduğuna değindi. “Kestanenin 100 gramında ortalama 194 kalori vardır. Diğer besin öğeleri 100 gram kestane için protein 2,9 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-medium wp-image-8428" title="3 adet kestane 1 dilim ekmeğe eş değer" src="http://www.iyikadin.com/wp-content/uploads/kestane-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p><strong>Buğday</strong> yetişmeyen bölgelerde temel karbonhidrat kaynağı olarak görülen kestane, sahip olduğu besin değeri ile de beslenme düzeninde hesap yapmayı gerektiriyor. <strong>Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Doğan</strong>, kestanenin diyetlerdeki yerini anlatırken şeker ihtiyacına karşı da iyi bir alternatif olduğuna değindi.</p>
<p>“Kestanenin 100 gramında ortalama 194 <strong>kalori</strong> vardır. Diğer besin öğeleri 100 gram kestane için <strong>protein</strong> 2,9 gram, <strong>karbonhidrat</strong> 42,1 gram, yağ 1,5 gram,<strong> lif</strong> 1 gram, <strong>fosfor</strong> 88 mg, <strong>kalsiyum</strong> 27 mg. <strong>demir</strong> 1,7 mg. <strong>sodyum</strong> 6 mg. <strong>potasyum</strong> 454 mg dır. Az miktarda <strong>B1, B2, B3 vitaminleri</strong> bulunur.”</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kestane zinde bir gün sağlıyor</strong></span></p>
<p>“Sonbahar ve kış döneminde artan enerji gereksinimini karşılamak için şekere alternatif olarak kullanabileceğimiz iyi bir seçenektir. 100 gram şekerli bir yiyecek ya da içecek tükettiğinizde alacağınız enerji ortalama 400 kalori iken, 100 gram kestane tüketerek yarısı kadar enerji sağlamış olursunuz. Üstelik içeriğinde bulunan vitamin ve mineraller sizin daha sağlıklı ve zinde bir gün geçirmenize destek olacaktır.<span id="more-8426"></span></p>
<p>3 adet kestane 1 dilim ekmeğe eşit miktarda kalori sağlar bu nedenle tüketilirken dikkat edilmelidir. <strong>Laktoz intoleransı</strong> olanlarda ya da başka bir deyişle süt şekeri diye bildiğimiz laktozun sindirilemediği durumlarda kestane unu dengeleyici bir seçenek olarak kullanılabilir. Kestane unu ayrıca ekmek yapımında, <strong>corn flakes</strong> türü ürünlerin hazırlanmasında da kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Sodyum</strong> ve<strong> potasyum</strong> iyonlarının vücut sıvılarındaki yoğunluklarının uygun şekilde olması, sinirlerin uyarılması ve kas dokusu için önemlidir. İçerdiği yüksek <strong>potasyum</strong> değeri nedeni ile potasyumdan sınırlı diyetlerde kullanılmamalıdır.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.iyikadin.com/3-adet-kestane-1-dilim-ekmege-es-deger.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

